Bu Kadar da Sömürülmez Be Kardeşim!

Bir millet ancak bu kadar sömürülür!
Yaşadığımız ülke öyle bir hâle geldi ki, adeta bizi yönetenler sinekten yağ çıkarırcasına, ezdikçe eziyorlar halkı. Ne adaletimiz adalet, ne yönetenlerimiz yönetici, ne de yaşantımız yaşantı. Bu nasıl bir kaderdir ki; doğarken ağlıyoruz, yaşarken kan ağlıyoruz, ölürken yine gözyaşları içinde gidiyoruz. Böyle bir hayat, böyle bir düzen artık anlaşılır gibi değil.
Oysa Türkiye gibi bir coğrafyada yaşayan bir halkın, tüm dünyaya örnek olması gerekmez miydi? Allah aşkına; bu ülke ekonomi konusunda nasıl olur da sıkıntı yaşar? Ne ararsan var:
Petrol var, doğal gaz var, bereketli topraklar var. Üç tarafımız denizlerle çevrili; balığı var, turizmi var. Yer altı zenginlikleri desen, dünya hayran kalır: bor madeni, altın, demir, mermer, aklınıza ne gelirse…
Ama gel gör ki bu kadar varlık içinde bir yokluk yaşıyoruz ki akıl sır ermez.
Neden mi böyle? Çünkü yönetenlerde bir yanlışlık var. Bu sistem artık halkı yaşatmak için değil, kendi iktidarını yaşatmak için kurulmuş.
İşçisini, emeklisini, memurunu, esnafını… herkesini bunalıma sokan bir sistem bu.
Kendileri krallar gibi, hatta eski padişahlar gibi saraylarda yaşıyor. Sonra da utanmadan dünyaya gösteriş yapıyorlar.
Kısacası “kendine Müslüman” bir yönetim şekliyle halkı ezerek yaşamayı alışkanlık haline getirdiler.
Bu sistem artık yargılanmalı.
Sormak lazım: “Siz neyin peşindesiniz? Bizi yönettiğinizi mi sanıyorsunuz? Yeter artık!”
Yeter bu zulüm, yeter bu haram saltanatı!
Halkın gözünde meşruiyetini yitirmiş bir sistemin artık değişmesi gerek.
Ama bu değişim sokakta değil, sandıkta olmalı. Bu değişim ancak doğru kişiyi, halk için çalışan gerçek bir lideri başa getirmekle mümkün.
Peki bugün için ortada böyle bir lider var mı? Ne yazık ki yok.
Al birini vur ötekine… Hepsi aynı düzenin farklı versiyonları.
Hırsızlık, yolsuzluk, üçkağıtçılık aldı başını gitti.
Ama unutmasınlar:
Bu milletin sessizliği, ahının derinliğindendir.
Mazlumun ahı yerde kalmaz.
Allah korkusu olmayanlar için bile ilahi bir hesap günü vardır.
Ben yine de umudumu kaybetmedim.
Bir gün bu milletin içinden, Allah korkusu olan, vicdanlı, cesur, karakterli bir lider çıkar elbet.
Yok eğer çıkmazsa, korkarım ki bu ülke pazarlandığı yerlerin bir gün fiilen sömürgesi olur.
O zaman da yıllar sonra bu millet ya esaret altında yaşar ya da tarih sahnesinden silinir.
Ama biz susmayacağız.
Hakikat susmaz.
Bir gün elbet güneş yeniden doğar bu topraklara. Yeter ki biz o güneşi beklemekten vazgeçmeyelim.