Kalemi Bıraktım, Vicdanımı Değil…
Gazeteci Haluk Girti, mesleğine ve medyanın mevcut yapısına sarsıcı bir veda yazısıyla kamuoyuna seslendi. “Bu ülkede hakikati yazmak artık anlamını yitirdi” diyen Girti, köşesindeki son yazısında yıllardır verdiği mücadeleye son noktayı koydu.
ÖZEL HABER
Türkiye’de gazetecilik yapmak, hele ki gerçekleri yazmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Susturulan kalemler, açılan davalar, tehditler, baskılar… Bunlara rağmen direnen birkaç onurlu gazeteciden biri olan Haluk Girti, bu zorlu mücadeleye kendi deyimiyle “şerefli bir vedayla” veda etti.
Köşe yazısında, yaşadığı hayal kırıklıklarını, sistemin çürümüşlüğünü ve toplumun duyarsızlığını açık yüreklilikle anlatan Girti, rüyasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ü gördüğünü ve “yeter artık yazma” dediklerini ifade etti. Bu rüyanın ardından derin bir iç hesaplaşmaya giden deneyimli gazeteci, artık susmaya karar verdiğini belirtti.
“Bu ülkenin Vatan Kurtaran Şaban’ı olmayacağım” diyen Girti, kalemini bıraksa da vicdanını bırakmayacağını vurguladı. Emeklilik hayatında hayvanlara, doğaya ve iç huzuruna yönelmek istediğini ifade eden gazeteci, sistemin her alanını saran yolsuzluklara karşı artık sessiz bir direnişi tercih edeceğini söyledi.
“Sorguladık da ne oldu? Soran, yazan, haykıran biz olduk ama duyan olmadı. Medya kirlenmiş, siyaset çürümüş, vicdanlar ise körelmiş… Bu saatten sonra içimi daha fazla kirletmeyeceğim” diyen Girti, mesleğe dair son sözlerini de şöyle bitirdi:
“Kalemi bıraktım, ama vicdanımı değil… Gerçekleri haykıramasam da artık sessizliğimle direnmeyi seçiyorum.”
Köşe yazısı ve açıklamaları sosyal medyada geniş yankı uyandıran Haluk Girti’ye çok sayıda destek mesajı gelirken, gazetecilik mesleği üzerine yapılan bu sorgulama, medya dünyasının içinde bulunduğu derin krizi bir kez daha gözler önüne serdi.




