USD43,00
%0.09
EURO50,60
%0.04
BIST11.261,52
%0.37
Petrol60,91
%-0.68
GR. ALTIN6.014,66
%0.81
BTC3.819.276,43
%0
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Özel Haber
  3. “Saatçi’den İnsanlığa Sert Manifesto”

“Saatçi’den İnsanlığa Sert Manifesto”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazeteci-Yazar Mehmet Saatçi’den “İnsanlık, Göç ve Unutuş” Üzerine Düşünceler

İstanbul, 21 Eylül 2025 — Gazeteci ve yazar Mehmet Saatçi, insan, yalnızlık ve unutuluş temalarını içeren uzun kişisel metnini köşesinde yayımladı. Saatçi’nin metni; klasik düşünür, şair ve sanatçılardan alıntılarla örülmüş, hayatın anlamsızlaşması, içsel sürgün hissi ve toplumun duyarsızlaşması üzerine sert tespitler içeriyor.

Saatçi haber metninde, Gorki, Sartre, Freud, Vasconcelos ve Neyzen Tevfik gibi isimlerin uyku ve uyanış üzerine sözlerinden alıntılarla açılış yapıyor. Yazar, kendi ruh hâlini “ne gitmelerim gitmek, ne kalmalarım” biçiminde tanımlayarak “içinde sürgünlük hissi” yaşadığını aktarıyor; geçmişle hesaplaşma ve gelecek kaygısının bugünü tükettiğini vurguluyor.

Metnin öne çıkan noktaları şöyle:

  • Yalnızlık ve içe kapanış: Saatçi, dışarıdan görünmeyen zorlukların insanları nasıl izole ettiğini; kişinin kendi sancılarını kendine saklamaya alıştığını belirtiyor.

  • Büyüme ve “keşkeler”: Yıllar sonra büyümenin kişinin değil, “keşkelerin” büyümesi olduğunu, çocukluğun eksik kalan yanlarının hep yaşamı gölgeleyeceğini yazıyor.

  • Toplumsal eleştiri: Toplumsal duyarsızlığa sert eleştiriler yönelten yazar; insanların hatalarını söyleyememeleri, susmayı cesaret zannetmeleri ve göz yummanın ilişkileri nasıl şekillendirdiğini irdeliyor.

  • Mizahi ve taşlama öğeler: Metin zaman zaman kara mizah ve taşlama içeriyor—örneğin siyasete dair ironik göndermeler ve “tarikat kurma” esprileriyle toplumsal hastalıklara dikkat çekiliyor.

  • Ölüm ve unutuluş: Saatçi, ölen yakınlarının 18 ay içinde “tatlı bir anıya” dönüşmesi iddiasını hatırlatıp, insanın toplum içinde iz bırakmasının önemine vurgu yapıyor; “iyi bir iş, geniş bir ev” gibi hedeflerin insanı asıl yaratan unsurlar olmadığını savunuyor.

  • Çağrı: Metin, insanı yetiştirme, eser bırakma, tanımadığı insanların hayatına dokunma gibi maddelerle “iz bırakma” ihtiyacını öne çıkarıyor ve okuyucuya direnme, gülümseme ve cesaret çağrısı yapıyor.

Metnin kapanışında Saatçi, dua ve iyi dileklerle okuyucularına sesleniyor: “Rabbim ben ve alayınızın hayatında ki eksiklikleri tez zamanda doldursun. Direnin ey insanlar, hatta direnirken de gülümsemeyi bırakmayın.” Ayrıca metin, milliyetçi çağrışımlı bir cümleyle sona eriyor: “Okuyucular üzülmesin, çünkü; Bozkurtlar dirilecektir.”

Saatçi’nin metni, edebi üslubu, karamsar mizahı ve sert toplumsal eleştirileriyle dikkat çekiyor. Metin, okuyucuya yalnızlık, vicdan, unutuluş ve toplumun değer kaybı üzerine düşünme çağrısı yaparken, aynı zamanda bireysel sorumluluk ve iz bırakma gerekliliğini ısrarla vurguluyor.

Not: Saatçi’nin metni kişisel gözlemler ve yorumlardan oluşuyor; metinde geçen siyasi göndermeler ve ironik ifadeler yazarın kişisel üslubunu yansıtmakta olup haberde yazarın sözleri ve düşünceleri aktarılmıştır.

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
“Saatçi’den İnsanlığa Sert Manifesto”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!