Önemli bir anıyı yeniden yaşamak için bir kapıdan geçtiğinizi düşünün. Colin Farrell’ın başrolde olduğu After Yang filminden sonra, yönetmen Kogonada, yaşam, ölüm ve aşk temalarını işleyen fantastik drama Büyük, Cesur ve Güzel Bir Yolculuk’ta (2025) Farrell ile Margot Robbie’yi buluşturdu. David, yalnızlığına oldukça düşkün bir karakterdir ve arkadaşının düğününe eski bir kiralık araba ile gitme kararı alır. Şirket çalışanları ve diyaloglar, izleyiciye fantastik atmosferin ipuçlarını sunar. Düğün esnasında, kendisi gibi bekar olan Sarah ile karşılaşan David, flört ettikten sonra yollarını ayırırlar. Ancak yolda Sarah ile yeniden karşılaşınca, arabası bozuk olan Sarah’ı yanına alır. Bu gerçeküstü yolculuk, geçtikleri her kapının onları geçmişe götürdüğü bir deneyim olur; anılar dolu kapılar açılır: mutluluk, mutsuzluk, pişmanlıklar, hayal kırıklıkları ve aile çatışmaları ile bezeli bir yolculuk.
Senaryoyu Menü’nün (2022) senaristi Seith Reiss kaleme aldı. Reiss’ın yarattığı gerçeküstü dünya, ünlü Japon animatör Hayao Miyazaki’nin etkilerini taşıyor. Yürüyen Şato, Prenses Mononoke ve Ruhların Kaçışı gibi eserlerden esinlenmeler bulunmaktadır. Kogonada, “Mükemmel misafirperver, şaşırtıcı bir evren kurmayı hedefledik” açıklamasını yapıyor. Yönetmen, oyuncularına Frank Capra ve Federico Fellini’nin fantastik dramalarını ve komedilerini izlemeleri için ev ödevi verdi. Filmde, geçmişte müzikallerin altın çağında kullanılan technicolor tekniği ile birlikte gerçek duygular yapay renklerle yansıtılıyor. Farrell, Robbie, Kevin Kline, Phoebe Waller-Bridge ve Lily Rabe gibi isimlerin yer aldığı film, insan ilişkilerinin inceliklerini ve seçilen yolları anımsatan bir hikaye sunuyor. Kogonada, “Gerçek ilişkinin olasılığına karşı şüpheci mi olduk? Bu romantizmi nasıl koruruz ve dünyanın gerçekliği hakkında nasıl dürüst olabiliriz?” sorularını gündeme getiriyor.
ANI YAŞAMANIN DEĞERİ
Stephen King hayranı olan Mike Flanagan, yazarın “Chuck’ın Hayatı” adlı kısa öyküsünden yola çıkarak sıradan bir muhasebecinin 39 yıllık yaşamını sondan başa doğru anlatıyor.
Son bölüm “Teşekkürler Chuck”, öğretmen Martin ile eski eşi Felicia’nın hikayesini ele alıyor. Dünya son bulmuştur ve bu süreçte insanlar son anlarını kiminle geçireceklerini sorgular. Felicia’nın evine doğru ilerlerken, pencerelerde “Chuck’a 39 muhteşem yıl için teşekkür ediyoruz” yazısı belirir. Martin ve Felicia, elele tutuşup bahçede yıldızları seyrederler. “Sokak Sanatçıları Sonuna Dek” bölümünde ise, Julliard müzik okulunu terk eden Taylor, bateri setini kasabanın merkezine kurarak performans sergiliyor. Chuck burada bir konferansa katılmaktadır ve Taylor’ın müziğine dayanamayarak doğaçlama dans ederken yanına Janice’i de alıyor. Anlık dans, yaşamın en değerli kısmını temsil eder.
“Ben Çokluklar Barındırırım” bölümünde ise, Chuck’ın çocukluğu işleniyor. Trajedi sonrası dedesi Albie ile ninesi Sarah’nın yanında büyüyen Chuck, öğretmenine Amerikalı şair Walt Whitman’ın “Ben enginim, içimde çokluklar barındırırım” sözünün anlamını sorarak, “Dünya, tüm bir evren” yanıtını alıyor.
Yaşamın güzellikleri, paylaşılan bir kahve, yıldızlı gökyüzü altında geçirilen anlar ve doğaçlama danslarla belirginleşiyor. Sarah, torununa tüm dansları öğretirken, Albie onun muhasebeci olmasını ister; çünkü matematik gerçektir, yalan söylemez. Flanagan, öyküleri ustaca bir araya getiriyor.
Kabullenme, yaşam, ölüm, yaşama sevinci, yaşamın anlamı ve sıradan anların değeri gibi temaları işleyen film, 1980-1990 yıllarının estetiğini başarıyla yansıtıyor. Yapım tasarımları, renkler, kostümler, aydınlatma ve görüntü kalitesi oldukça başarılı. Flanagan’ın hümanist ve duygusal bakış açısıyla şekillendirdiği bu filmde Tom Hiddleston, Chiwetel Eiofor, Karen Gillan, Mia Sara, Annalise Basso, Mark Hamill, Jacob Tremblay, Benamin Paak ve Cody Flanagan gibi yetenekli isimler yer alıyor.



