Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda İsrail ile bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, dünya ticaretinde olumsuz etkilerin ortaya çıktığı görülüyor. Bu durum, navlun fiyatlarında ciddi artışlara neden olmaktadır. ABD ve İngiltere liderliğinde Husilere karşı başlatılan saldırılar ve denizcilik şirketlerine bölgeyi kullanmamaları yönünde yapılan tavsiyeler sonucunda Kızıldeniz’deki gemi trafiği hızla azalmıştır. Denizcilik araştırma şirketi Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi’ne göre, 40’lık konteynerin navlun fiyatı 25 Ocak itibarıyla yüzde 186,8 artarak 3 bin 964 dolara yükselmiş ve bu fiyat artışı Şanghay-Cenova hattında en sert seviyeye ulaşmıştır. Bu durum, denizcilik sektöründeki kargo sevkiyatlarının süresinin uzamasına, bazı gemilerin seyahat sürelerinin 20 günden fazla olmasına yol açmıştır. Süveyş Kanalı’ndan geçişler azalırken, Ümit Burnu’nu dolaşan gemilerin seyahat süreleri ve maliyetlerindeki artışlar da navlun fiyatlarındaki artışa neden olmuştur.
Navlun fiyatları bu dönemde yüzde 186,8 artış gösterirken, Şanghay-Cenova hattındaki en yüksek artış oranı yüzde 355,6 olmuştur. Bu durum, Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi’nde 40’lık konteynerin spot navlun fiyatının Ekim 2022’den beri en yüksek seviyeye ulaşmasına yol açmıştır. Kızıldeniz’deki saldırıların yoğunlaşmasıyla gemi trafiği 16 Aralık’tan itibaren azalmaya başlamış, Babu’l Mendep Boğazı’ndaki ticaret hacmi yüzde 59,2 azalmıştır. Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk, İtalyan-İsviçre ortaklığı Mediterranean Shipping Company, Alman taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, Fransız gemicilik şirketi CMA CGM ve İngiliz enerji şirketi BP gibi birçok şirket, bölgedeki seferlerini durdurmuştur. Katar enerji şirketi de, Kızıldeniz’deki durum nedeniyle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) gemilerini Ümit Burnu aracılığıyla Avrupalı alıcılara ulaştırmaya karar vermiştir. Bu durum, dünya ticaretinde ciddi bir durağanlığa ve maliyet artışına neden olmuştur.



