Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü, bu yıl şair Aytekin Karaçoban’a takdim edildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile Ceyhun Atuf Kansu’nun ailesinin işbirliğiyle düzenlenen ödül töreni, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, ÇYDD Ankara Şube Başkanı Sinan Kavak ve yazarımız Işık Kansu açılış konuşmalarını yaptı.
Kavak, “Atatürk’ün devrimi ya da Atatürk devrimi, halk tam özgür ve mutlu olana dek sürer. Kemal Atatürk, Kansu’nun yüreği bu topraklarda hala yaşıyor. Hala çarpıyor. Güçleri bizim yolumuzu aydınlatmaya ve hedef olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
‘GENÇLİK VE HALK, ZORBACA TUTUMLARA KARŞI DİRENMEKTE’
Kansu ise şunları ifade etti:
“Durgun, soluk ve gerici kalıplar başımıza çöreklenip ülkemizi karanlığa boğdu. Kadınlarımızı tutsak etti, erkeklerimizin umutlarını gökyüzünün derinliklerinde asılı bıraktı. Çocuklarımızın gözlerindeki ışıltıyı yok etti. Güzelim ülkemiz neredeyse çölleşti, ıssızlaştı. Ceyhun Atuf Kansu’nun dediği gibi; milyonlarca yıkık, kırık, eksik, karanlık bir yaşantı… Sanki insansız bir ülke! Eşitsizlik içinde bir yanda tüm varlıklardan yararlananlar, diğer yanda dermansız ve umutsuz bir halde bulan insanlar yer almakta. Korkunun pençesindeki, bilinçten uzak ve karşı devrimin peşinden kayıtsızca sürüklenen bir toplum var. Demokrasi yerine bir tür meşruti monarşi ve ulusal egemenlik yerine halife-sultancı bir anlayış hüküm sürüyor. Hukukun yerini ise ‘ben derim olur’ anlayışı almış durumda.
Böylesi bir ortamda, kimliğini ve kişiliğini sömüren çevrelere teslim olanların yanı sıra, direncini koruyan ve başını dik tutan insanlar da mevcut. Onlar, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet Devrimi’nin bağımsız düşünme ve eyleme yetisini benimsemiş bireylerdir. Bu iki grup arasındaki çatışma giderek şiddetleniyor. Bugün, boğucu ve zorlu bir süreçten geçiyoruz. Ancak biz karamsarlığa kapılmaktan uzak durmalıyız. Gençlik ve halk, zorbaca tutumlarla mücadele etmeye devam ediyor. Durumun farkındayız, çözüm arayışındayız ve bunu gerçekleştiriyoruz. Gelecek, aydınlık yollara usanmadan mesajlar göndermeye devam edecektir. Tıpkı Ceyhun Atuf Kansu’nun hayatı boyunca yaptığı gibi…”
Açılış konuşmalarının ardından Ceyhun Atuf Kansu’nun kızı Bahar Gökler, ödülü Karaçoban’a verdi. Karaçoban, ödül ile ilgili yaptığı açıklamada, “Şiirin bilinen anlamda bir ‘okulu’ olmadığı herkesçe malumdur. Ancak her şair, içsel olarak eğitim aldığı, şiirsel bilgi ve deneyim biriktirdiği kişisel bir okulun sahibidir. Bu okul, kendisinden önce yazılmış şiirlerin, yaşamış şairlerin ve edebi akımların şekillendirdiği bir eğitim alanıdır. Bu okulda bizleri kimse zorlamaz. Kişisel merak, istek ve özendirme ile bu okula yöneliriz. Bu okuldan ya kendi isteğimizle ayrılıp şiiri bırakır, ya da özgür bir eğitim sürecinde tamamen özgür bir öğrenci oluruz. Şiir yaratımının kuramsal yönüne dair araştırmalar ve çeviriler de bu eğitimin bir parçasıdır. Bu süreçte şiirler yazar, kitaplar yayımlarsınız. Aldığınız ciddi ödüller, eğitim seviyenizin bir göstergesi olur. Bugün bana verilen Ceyhun Atuf Kansu Ödülü de, benim için tam olarak bu anlama gelmektedir” dedi.
Daha sonra Ferahnur Barut ve Tuncer Yığcı, “Ceyhun Atuf Kansu’dan Güncel Değiniler ve Şiirler” adlı etkinliği gerçekleştirdi. Törende sona yaklaşırken Burç Ocak’ın gerçekleştirdiği dinleti ile program tamamlandı.



