Arabesk müziğin tanınan isimlerinden, sahne ismiyle ‘Güllü’ olarak bilinen Gül Tut, 27 Eylül gecesi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.
Güllü’nün vefatıyla ilgili olarak başlatılan soruşturmada, çocukları medyada yayımlanan haberlerden dolayı “acılarını bile yaşayamadıklarını” ifade ettiler.
Annesinin kamera kayıtlarında yer alan “o ne lan” ifadesinin yanlış anlaşıldığını söyleyen kızı Tuğyan Ülkem, “O cümleyi yanlış yorumlayanlar oldu ama annemin eğlenceli halidir. Dans ediyorduk ve annem de bize katıldı. Bir anda yüksek bir ses duydum. Döndüğümde annemi göremedim” şeklinde konuştu.
GECEYE AİT GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Olayın meydana geldiği gece saat 01.30 civarında, kızı Tuğyan Ülkem ile kız arkadaşı Sultan’ın odasında oynarken dengesini kaybedip düştüğü bildirilen Güllü’nün, ölümünden bir saat önce evin salonunda çekilen görüntüleri de basına yansıdı.
Görüntülerde, kızı Tuğyan’ın oynadığı, Güllü’nün şarkı söylediği ve kızının arkadaşı Sultan’ın bu anları kaydettiği görüntüleniyor. Salonda bulunan sehpa üzerinde alkol şişeleri görülürken, Güllü’nün televizyona çalan şarkıya eşlik ettiği, kızı Tuğyan’ın ise şarkıyı ayakta söylediği anlaşılmakta.
“O CÜMLE YANLIŞ ANLAŞILDI”
Güllü’nün çocukları, Sabah gazetesine verdikleri röportajda, “O gece evde sadece ben, annem ve arkadaşım Sultan vardık. Annem üç şişe alkol içti. Hiçbir şekilde alkol ya da uyuşturucu almadık. Hakkımızda ortaya atılan iddialar kesinlikle asılsız. Annemle aramızda hiçbir sorun yoktu. Annem çok neşeliydi. ‘O ne lan!’ diyerek gülerek bize katıldı. O ifadeyi yanlış yorumlayanlar oldu ama annemin neşeli halidir. Dans ediyorduk ve annem de aramıza katıldı. Bir anda yüksek bir ses duydum ve döndüğümde annemi göremedim” dedi.
“SOSYAL MEDYA KAYGI VERİCİ BİR ALANA DÖNDÜ”
Tuğyan, sosyal medyada yayımlanan görüntü ve iddialara yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Yapay zekâ ile üretilmiş sahte videolar nedeniyle hedefe konulduklarını vurgulayan Tuğyan, “Gerçeklerin savcılık tarafından yapılacak incelemelerle gün yüzüne çıkacağına inanıyorum. Bizi en çok yaralayan şey, annemizin acısını bile yaşayamıyor olmamız. Sosyal medya, adeta bir linç alanı haline geldi. Bazı sanatçılar, annemin en yakın arkadaşıymış gibi açıklamalar yaptı ama ne taziyeye geldiler ne de cenazeye” dedi.
“HER ŞEY KAYITLI”
Olay sırasında İstanbul’da bulunan Güllü’nün oğlu Yağız Gülter, “Gizli geçit” iddialarını yalanlayarak, “Olay anında ablam dışarı koşmuştu. Anahtarı unuttuğu için kapıyı açamadık. Sabah evin şifresi bilinmediği için karşı komşudan terasa çıkıp mutfak camını taşla kırdım. Her şey kayıt altında” açıklamasında bulundu.
“SÜREKLİ MESAJLAŞIR, VİDEO ATARDIK”
“Annemle aynı evde dahi olsak sık sık mesajlaşırdık” diyen Tuğyan, olay gecesi annesine gönderdiği “Sesi kıs” mesajının da sosyal medyada yanlış anlaşıldığını belirterek, “Bu, bizim evde kullandığımız iletişim şekliydi. Sürekli mesajlaşır, hatta video gönderirdik. O gün özel bir durum yoktu,” ifadelerini kullandı.
EVDEKİ KAMERALAR TORUNUNU İZLEMEK İÇİN KURULMUŞTU
Evdeki kamera sisteminin güvenlik amacıyla değil, Yağız Gülter’in annesine olan borcuna karşılık hediye ettiği bir sistem olduğunu kaydeden avukat Rahmi Çelik, “Rahmetli bu sisteme çok seviniyordu. Hatta torununu izlemek için bile kullanıyordu,” yorumunda bulundu.


