Antalya’nın ilk yerleşim merkezi olarak kabul edilen Kaleiçi’nde, tarihi Balıkpazarı Burcu, uzun yıllardır Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait bir iş yeri olarak süs eşyaları satışı yapıyor. Bu tarihi yapı, Helenistik dönemden Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan 2 bini aşkın yıllık bir geçmişe sahip. Burç, milyonlarca yerli ve yabancı turistin ilgisini çeken önemli bir durak. Ancak son dönemde yürütülen incelemelerde, tarihi yapının duvarlarının, klima montajı için matkapla delinerek zarar gördüğü tespit edildi.
Olay, bir vatandaşın 10 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yaptığı şikayetle ortaya çıktı. Şikayette, “Antalya ili Tuzcular Mahallesi’nde bulunan, Vakıflar’a ait C.C. iş yerinin yer aldığı burca klima dış ünitesi takılması, taşların delinmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu işlemi yapan ve yaptıranlar hakkında gerekli işlemler yapılmalı, klima kaldırılmalı, tarihimizin zarar görmemesi sağlanmalıdır.” ifadeleri yer aldı.

Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu yetkilileri, tarihi burcun duvarlarına takılan klima ve duvarın delinmesine yönelik işlemler hakkında Kurul’a herhangi bir başvuru veya izin talebinin yapılmadığını belirtti.
Yapılan incelemelerde, klima montajı için cihazın iç ve dış üniteleri arasındaki bağı sağlamak amacıyla duvarın delinerek kablo kanalları açıldığı, dış ünitenin ise burcun taş duvarına metal ayaklarla sabitlendiği tespit edildi. Uzmanlar, bu uygulamanın tarihi dokunun özgünlüğüne ve taşıyıcı yapısına geri dönüşü olmayan zararlar verebileceği konusunda uyarıda bulundu.

DÖRT TARAFI AÇIK
Selçuklu tarihi üzerine ilmî çalışmalar yapan Dr. Mahmut Demir, dört tarafı açık olan Balıkpazarı Burcu’nun, Alaeddin Keykubad tarafından 1226 yılında Antalya’da tahkim ettirilen su hattı üzerindeki bir burç olduğunu ifade etti. Kaleiçi’nin ve Balıkpazarı Burcu’nun kıymetini anlatan Demir, “Milattan önce 2’nci yüzyıl ortalarında Pergamon Kralı 2’nci Attalos Philadelphus tarafından kurulan bir kent. Öncesinde burada yerleşim merkezleri vardır. Ancak ‘Ataleia’ ismiyle bilinen müstahkem kent milattan önce 2’nci yüzyıl ortalarında kurulmuştur. Kentin en belirgin özelliklerinden biri etrafının müstahkem surlarla çevrili olmasıdır.” dedi.
KALEİÇİ’NİN MERKEZİ KONUMUNDA
Aynı şekilde kentin içerisinde de bir dizi sur bulunduğunu belirten Demir, “Bu surlar Helenistik dönemde inşa edilmeye başlanmıştır. Roma ve Bizans dönemlerinde, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde de tamir görmüştür. Bu surların dinamik yapıları var ve üst üste kültürel katmanlar içermektedir. Farklı medeniyetlerin mimari unsurları bu surlarda kendini gösteriyor. Ne yazık ki günümüze ulaşan bu surların tamamı yok olmuştur.” dedi.

‘HELENİSTİK DÖNEMDE TEMELİ ATILAN BİR BURÇ’
Demir, burcun yanındaki bölgede geçmişte önemli bir kapının bulunduğunu belirtti. “Müslüman mahallesinden gayrimüslim mahallesine, gayrimüslim mahallesinden Müslüman bölgesine geçiş, buradaki kapılardan biriyle sağlanmaktaydı. Balıkpazarı Burcu, merkezi bir konumda önemli bir burçtur. Selçuklu Antalya’sını gösteren, Helenistik dönemle temeli atılmış tarihi bir yapıdır.” dedi.
‘GÖZÜMÜZ GİBİ BAKILMASI GEREKİR’
Burcun batı cephesi üzerinde bir kitabe oyuğu bulunduğunu dile getiren Demir, “Bu kitabe muhtemelen Alaeddin Keykubad dönemine aittir. Üzerinde çeşitli dönemlerin izleri bulunan bu burç, Antalya’yı yansıtan önemli bir yapıdır. Özellikle korunması gereken ve toplumsal hafızada yer edinmiş, gözümüz gibi bakılması gereken bir sembol abidedir.” açıklamasını yaptı.



