Gıda Teröristleri: Soframıza Çöken Sessiz Tehlike
Türkiye’nin gündemi her gün değişiyor… Siyaset, ekonomi, deprem, savaş derken toplumun gözünden kaçan, ama aslında her eve sinsice sızan bir tehlike var: GIDA TERÖRÜ.
ÖZEL HABER
Evet, yanlış duymadınız. Adı konmamış bir savaş yürütülüyor. Silahları namludan değil, market raflarından, pazar tezgâhlarından, hatta çocuklarımıza verdiğimiz atıştırmalıkların içinden çıkıyor. Ve bu savaşın failleri, alışılmış tabirle, “gıda teröristleri”…
Her Lokmada Bir Tehlike
Bugün Türkiye’de kayıt dışı üretim, merdiven altı gıdalar, sahte et ve süt ürünleri, ucuz yağlar, bozuk tavuklar, zehirli katkı maddeleri rekor kırıyor. Denetimlerin sıkılaştığı söyleniyor ama bu teröristler her seferinde yeni bir kapı buluyor.
-
Sahte sucuk üretip içine at girmesi gereken biberi bile koymayanlar…
-
Buzdolabında çürüyecek eti “taze” diye satanlar…
-
Zeytinyağının içine kimyasal yağ karıştırıp milleti kandıranlar…
-
Çocukların yiyeceğine gıda boyası, glikoz, tat artırıcı dolduranlar…
Bu insanlar sadece hile yapmıyor; halkın sağlığına kast ediyor.
Bu, kelimenin tam anlamıyla bir terör eylemidir.
Halkın Sağlığı Üzerinden Kurulan Kirli Ekonomi
Her şey para… Kâr için her şey mubah mantığı…
Biraz daha para kazanmak için halkın sağlığını, çocukların geleceğini, toplumun güvenliğini hiçe sayan bir güruh var.
Bu yalnızca sağlık meselesi değil; toplumsal güvenlik meselesi.
Bugün Türkiye’de obezitenin, gizli şekerin, kalp krizlerinin, mide hastalıklarının yükselişinin arkasında bu “gıda sabotajları” yatıyor.
Kim Bunlar?
Aslında çok basit:
Gözü dönmüş fırsatçılar, merdiven altı üreticiler, sahtekar tüccarlar ve onları denetlemekle yükümlü olup göz yuman zihniyetler.
Toplumun en büyük tehdidi artık bomba, silah, tabanca değil…
Sahte zeytinyağı, kalitesiz tavuk, hileli sucuk, hormonlu meyve.
Çünkü bunlar, bir milleti yavaş yavaş çökerten gizli bir biyolojik saldırıdır.
Devlet Ne Yapmalı?
-
Denetimler göstermelik olmaktan çıkmalı
-
Merdiven altı üretime ağır yaptırım
-
Sahtekârlık yapan firmalara ömür boyu ticaretten men
-
Her ilde anonim ihbar hattı, gizli denetim ekipleri
-
Marketlerde şeffaflık zorunluluğu
-
Gıda etiketlerinde “açık reçete” uygulaması
Bugün yapılmayan her denetim, yarın hastanelerin kapısında beklenen bir kuyruk demektir.
Halk Ne Yapmalı?
Bu mücadele sadece devletin değil; hepimizin mücadelesi.
-
Ucuz diye bilinmeyen markalara yönelme
-
Et, süt, yağ gibi kritik ürünlerde güvenilir üreticiyi tercih et
-
Şüpheli gördüğün ürünleri şikâyet et
-
Çocuklara verilen işlenmiş gıdalara dikkat et
-
Market zincirlerinin ucuz raf oyunlarına kanma
Soframız kutsaldır.
Onu korumak, geleceği korumaktır.
Girdap Haber Yorumu
Bu ülkede birileri kâr hırsıyla geleceğimizi zehirliyorsa, bunun adı “ticaret” değil; açıktan gıda terörüdür. Biz bu maske düşene kadar yazmaya, uyarmaya, ifşa etmeye devam edeceğiz.


