Pera 77, Kasım ayı etkinlikleri kapsamında toplam 12 konser organize etti. İstanbul Caz Festivali’nin Genç Caz+ albüm tanıtım konseri de bu mekânda gerçekleştirildi. Program detaylarını öğrenmek isteyenler için, sosyal medya hesapları ve internet sitesi üzerinden takip etmeleri faydalı olacaktır.
İyi müziği gastronomi ile bir araya getiren bu kulübün hikâyesini, The Marmara Pera’nın Genel Müdürü Mert Özcan ile müzik direktörlüğünü üstlenen deneyimli sanatçı Sıtkı Sırtanadolu’ndan dinledik.

‘ENDER YERLERDEN’
* Son yıllarda caz kulüplerinin sayısında bir artış var mı? Pera 77’yi farklı kılan ne?
Sıtkı Sırtanadolu: Gerçekten görülmeye değer bir artış yok. Ancak, caz performansı sergileyen yerlerin sayısı artıyor ama bu yerler “caz kulübü” olmadan bunu yapmıyor. Caz kulübü olabilmek, bu müziği deneyimlemek için altyapıya sahip olmayı gerektiriyor. Pera 77, kuruluşundan bu yana bu misyonu benimseyen nadir mekanlardan biri olarak öne çıkıyor.
* Sanatçı tercihlerinde kriterleriniz neler?
S. Sırtanadolu: Burası özgün bir kimliğe sahip; insanlar buraya fon müziği dinlemeye değil, konser izlemeye geliyor. Seyirci kitlesine uygun olarak, hem sanatsal bakımdan hem de performans açısından belirli bir olgunluğu yakalamış sanatçılara yer veriyoruz.
* Programda ustalar ve yeni keşifler arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
S. Sırtanadolu: Sadece “usta” sanatçıları sahneye davet etme kaygımız yok. Ustalık anlayışımız, yaşla değil, sunulan müzikal tutarlılıkla doğrudan bağlantılı. Sahneye kendine has bir kimliği yansıtan genç müzisyenler için kapımız her daim açık. Özellikle İKSV Caz Festivali bünyesinde parlayan yeni yeteneklere albüm lansmanlarında destek sağlamaya özen gösteriyoruz.

MEKÂN DEĞİL KÜLTÜR
* Dünyada “otel altı kulüp” konsepti yaygın. Sizin çıkış noktanız ne oldu?
Mert Özcan: Bizim çıkış noktamız, otelin biriktirdiği kültür-sanat geleneği ve İKSV ile olan iş birliğiydi. Ancak, bu alanı sadece bir “otel altı mekânı” olarak kurgulamaktan kaçındık. İstanbul’daki çoğu caz kulübünün aksine, yer altında olmayan, hem iyi müzik hem de gastronomik deneyim sunan bütünlüklü bir atmosfer oluşturmayı hedefledik. Pera’nın kültürel yapısıyla uyumlu, dinamik bir mekân ortaya koyduk.
* Oteller genellikle turist odaklıdır. Siz yerel caz dinleyicisi ile turist dengesini nasıl kuruyorsunuz?
M. Özcan: Pera 77’yi otel misafirlerinden ziyade, şehre bağlı, kendi müdavimlerini yaratan bağımsız bir kulüp olarak tasarladık. Çünkü iyi caz, şehirli dinleyiciyle buluştuğunda gerçek değerini kazanıyor. Bu atmosfer, şehri deneyimlemek isteyen turistler için de cazip bir sürpriz sunuyor. Dengeyi, iki kitleyi bir araya getirerek sağlıyoruz.
* Beş yıl sonra Pera 77 denince akla ne gelsin istersiniz?
M. Özcan: “İstanbul caz ruhunun en rafine hali” akla gelsin isterim. Amacımız sadece konser düzenlemek değil; yeni nesil müzisyenler ve ustaların katıldığı bir ekosistem oluşturmak. İnsanların aklında kaliteli müziğin gastronomi ile buluştuğu bir caz evi canlansın. Pera 77’nin geleceğini, bir mekân olmaktan öte bir kültür olarak görüyoruz.


