“Bu Gündem Sahte!”
“Güllü Gündemi Büyütülüyor: Türkiye’nin Karanlık Dosyaları Yine Görmezden Geliniyor”
Türkiye günlerdir sanatçı Güllü’nün yaşadığı olayla meşgul edilirken, kamuoyunda sert bir tepki yükseldi:
“Gerçek gündem saklanıyor!”
ÖZEL HABER
Gazeteci çevreleri, siyaset uzmanları ve geniş bir toplumsal kesim, magazin odaklı haber bombardımanının, ülkenin hâlâ aydınlatılmamış en kritik dosyalarının yeniden gölgede bırakılması için bilinçli bir hamle olabileceğini tartışıyor.
“Yıllardır çözülemeyen dosyalar dururken Güllü’nün ülke gündemi olması akıl dışı”
Kamuoyunda şu sorular yüksek sesle dile getirilmeye başlandı:
-
Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri gerçekten düştü mü, düşürüldü mü?
-
Susurluk kazasında gerçekte kimler kimlerle ne yapıyordu?
-
Abdullah Çatlı’nın ölümü neden hâlâ tartışmalı?
-
Devlet içindeki hangi yapılar bu dosyaların açılmasını istemedi?
-
Bu olaylar neden bir türlü şeffaf şekilde soruşturulmadı?
Güllü gündeminin bu soruların tamamını bir kez daha görünmez hâle getirdiğine işaret eden uzmanlar, “Magazin köpürtülüyor, devlet hafızasındaki karanlık noktalar unutturuluyor” yorumunu yapıyor.
Uzmanlardan çok sert açıklama: “Gündem manipüle ediliyor olabilir”
Bazı siyaset analistleri son olayla ilgili şu tespiti paylaştı:
“Bu ülkede ne zaman karanlık dosyalar konuşulacak olsa, bir magazin vakası ülke gündeminin merkezine yerleştiriliyor. Bu, toplumu yönlendirme tekniklerinin en bilinenidir.”
Aynı uzmanlara göre:
-
Faili meçhul siyasi cinayetler,
-
Derin devlet yapılarıyla ilişkilendirilen kazalar,
-
Susurluk’un perde arkası,
-
Yazıcıoğlu dosyasındaki çelişkiler
yıllardır bir türlü tam anlamıyla açılmadı.
Bunun nedeni olarak ise “devlet içindeki bazı güç odaklarının bu süreçleri kontrollü şekilde yönettiği” iddiaları tekrar gündeme taşındı.
Toplumdan tepki: “Artık magazinle bizi uyutamayacaklar”
Sosyal medyada binlerce paylaşımda öfke hakim:
-
“Güllü değil, gerçeği konuşun!”
-
“Ülkenin hafızasını magazinle kapatamazsınız.”
-
“Yıllardır aynı oyun… Bir olay patlar, gerçek dosyalar rafa kalkar.”
-
“Susurluk yokmuş gibi davranmayı bırakın.”
Birçok kullanıcı, yeni neslin yaşanan büyük skandallara dair bilgi sahibi olamadığını, bunun da “sistemli bir unutturma politikası” olduğuna inanıldığını yazdı.
Girdap Haber’in ulaştığı değerlendirmeler: “Bu kontrol mekanizması yeni değil”
Girdap Haber’in görüştüğü bağımsız gazeteci kaynaklara göre:
-
Gündemlerin ani yön değiştirmesi,
-
Gerçek kamu yararı olan dosyaların bir anda sessizliğe gömülmesi,
-
Soruşturulamayan kazaların tartışma dışına itilmesi,
-
Bazı isimlerin ölümüyle ilgili yıllardır net açıklama yapılmaması
Türkiye’nin kronikleşmiş bir devlet refleksi hâline geldi.
Kaynaklar, “Güllü gündeminin bu reflekslere hizmet ediyor olabileceğini” dile getiriyor.
“Hakikat konuşulmadıkça bu ülke düzelmez”
Gazeteci çevreleri şu çağrıyı yaptı:
“Ülkenin gerçek meselesi magazin değil, yıllardır kapatılan dosyalardır.
Gündemi kim belirliyor? Ve daha önemlisi: Neyi konuşmamız istenmiyor?”
Türkiye’nin karanlıkta kalan olayları aydınlatılmadan demokratik bir geleceğe adım atamayacağını belirten uzmanlar, toplumun bu kez daha bilinçli davrandığını ve “magazin perdesine” kolayca teslim olmayacağını savunuyor.
Girdap Haber Sonuç Notu
Türkiye yine kritik bir eşikte.
Bir yanda Güllü olayı ülke gündemini kaplıyor, öte yanda yıllardır cevap bekleyen dosyalar sessizce rafa kalkıyor.
Bu ülkede kaza diye kapatılan her dosyanın ardında bir hesaplaşma ihtimali konuşuluyorsa, bunu sorgulamak gazeteciliğin en temel görevidir.
Hakikat geciktirilir, ama sonsuza kadar saklanamaz.


