
Yeni Nesil Dolandırıcılık: Panikle Şifre Aldırma Tuzağı
Dolandırıcılık artık “saflık” üzerinden değil, panik ve hız üzerinden ilerliyor.
Yeni yöntem, özellikle şirket kartı kullananları ve yoğun çalışanları hedef alıyor.
Sistem basit ama tehlikeli.
Bir anda telefonunuza 9–10 tane ardı ardına mesaj geliyor:
“Şu firmadan şu tutarda alışveriş yapıldı.”
“Bu siteden şu kadar harcama gerçekleşti.”
“Bu ürün satın alındı.”
Mesajlar peş peşe düşüyor. Henüz ne olduğunu anlamaya çalışırken telefonunuz çalıyor.
Arayan numara, bankaların kurumsal çağrı merkezlerine çok benzeyen bir numara.
O anki psikolojiyle kimse detaylı sorgulayamıyor.
Karşıdaki kişi sakin ve ikna edici konuşuyor:
“Kartınızla şu tutarda bir alışveriş yapılmış, siz mi yaptınız?”
Doğal olarak cevap net:
“Hayır.”
İşte tuzağın tam başladığı an burası.
“İşlemi iptal etmek için size bir doğrulama kodu göndereceğiz.”
“Lütfen gelen şifreyi bizimle paylaşın.”
Ya da:
“Size bir ekran yönlendirmesi gönderdik, oraya girmeniz yeterli.”
O an insanlar gerçekten işlemi iptal ettiğini sanıyor.
Ama gerçekte olan şu:
Bankanın gönderdiği güvenlik kodunu siz kendi elinizle giriyorsunuz.
Yani işlemi iptal etmiyorsunuz, onaylıyorsunuz.
Ve saniyeler içinde para çekilmiş oluyor.
Bu yöntem özellikle şirket kartlarına uygulanıyor.
Çünkü yüksek limit, hızlı onay ve “zamanım yok” refleksi var.
Altını kalın kalın çizelim:
Banka asla sizden telefonla şifre istemez.
Banka sizi arayıp “şifreyi söyleyin” demez.
Banka iptal işlemi için SMS kodu talep etmez.
Gelen mesaj gerçek olabilir,
Ama sizi arayan kişi gerçek banka çalışanı değildir.
Dolandırıcılık artık kaba saba değil;
kurumsal, sakin, planlı ve psikolojik.
Bu bir zekâ meselesi değil,
an meselesi.
Ne yapmalıyız?
Böyle bir durumda telefonu kapatın.
Kartın arkasındaki resmî banka numarasını kendiniz arayın.
Hiçbir kodu, hiçbir linki, hiçbir ekranı kullanmayın.
Panik yapmayın. Panik, dolandırıcının tek silahıdır.
Bu yazıyı okuyan herkes bir kişiyi daha uyarsın.
Çünkü bu sistem bir kişiyi değil,
binlerce kişiyi aynı anda hedef alıyor.
Sessiz kalanlar çoğaldıkça,
dolandırıcılar cesaretleniyor.
Uyanık olmak artık seçenek değil, zorunluluk.