USD43,37
%0.26
EURO50,96
%0.06
BIST12.921,82
%0.55
Petrol65,75
%2.64
GR. ALTIN6.889,88
%0.76
BTC3.854.744,29
%-0.53
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Can KÖKSAL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Barış Adı Altında Sessizlik Olmaz…

Barış Adı Altında Sessizlik Olmaz…

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Barış Adı Altında Sessizlik Olmaz
Nusaybin’de Türk bayrağının yakılması ve tekmelenmesi, bu ülkeye açık bir meydan okumadır. Bu görüntüler ne bir “tepki”dir ne de masum bir “siyasi mesaj.” Bu, doğrudan devletin sembolüne, şehitlerin hatırasına ve ortak yaşam iddiasına yönelmiş bir saldırıdır. Bunun adı provokasyondur, vandallıktır ve ihanettir.
Son günlerde yeniden gündeme getirilen barış süreci tartışmalarıyla birlikte, bu tür eylemler karşısında toplumdan susması, yumuşaması, görmezden gelmesi bekleniyor. Oysa bayrağın yakıldığı, devletin sembollerinin tekmelendiği bir ortamda sessizlik, çözüm değil cesaretlendirmedir. Barış; hakaretle, tehditle, meydan okumayla birlikte yürüyemez.

Bayrağa uzanan el açıkça reddedilmeden, bu eylemleri gerçekleştirenler net biçimde mahkûm edilmeden ve toplum vicdanında ayrıştırılmadan yürütülen her süreç, barış değil yeni krizlerin zeminidir.
Şunun özellikle altı çizilmelidir: Tabii ki on parmağın onu bir değil. Bu ülkede milyonlarca Kürt vatandaşımız bayrağına, vatanına ve devletine sahip çıkmaktadır. Nusaybin’de yaşanan bu alçakça eylem, bir halkın tamamını temsil etmez. Ancak bu gerçeği dile getirmek, suçu hafifletmek anlamına gelmez. “Ama”larla kurulan cümleler, net bir tavır ortaya koymayan açıklamalar, provokasyonların alanını genişletir.
Barış söylemi adı altında her şeye katlanılması bekleniyor. Bayrak yakılsın, semboller hedef alınsın, sonra “süreç zarar görmesin” denilsin. Bu yaklaşım, toplumsal adaleti ve ortak vicdanı zedeler. Barış, korkuyla değil; kararlılıkla, netlikle ve hukukla inşa edilir.

Devletin sorumluluğu açıktır: Bayrağa uzanan eli hukuk içinde ama tereddütsüz durdurmak. Toplumun sorumluluğu da aynıdır: Yanlışı görüp susmamak. Çünkü barış, sessizlikle değil; doğru yerde yükselen itirazla güçlenir.
Bu topraklarda birlikte yaşama iradesi, provokasyonlara teslim edilerek korunamaz. Barış olacaksa; bayrak yere düşmeden, şehitlerin hatırası çiğnenmeden ve devletin onuru tartışmaya açılmadan olacaktır. Aksi her yol, barış değil; çözülmesi gereken problemdir.

Can KÖKSAL

Barış Adı Altında Sessizlik Olmaz…
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!