Tartı: Kilo Vermenin Sessiz Sabotajı

Modern dünyada kilo vermek denildiğinde akla gelen ilk nesne tartıdır.
Oysa tartı, kilo vermeyi ölçen bir araç olmaktan çok, kilo takıntısını besleyen bir inanç üreticisidir. Tartı masum görünür. Ama beyin için masum değildir.

Tartı Neyi Ölçmez?
Tartı yalnızca yerçekimine karşı toplam ağırlığı ölçer. Şunları ölçmez:
- Yağ oranını
- Kas yoğunluğunu
- Ödemi
- Hormonel dalgalanmaları
- Sindirim sistemindeki içeriği
- Stres kaynaklı su tutulumunu
- İyileşme ve onarım süreçlerini
Yani tartı, bedende olanı değil, bedende olanların karışımını tek rakama indirger. Beyin ise bu tek rakamı kimlik bilgisi gibi algılar.
Tartı ve Yanıltıcı İnanç Döngüsü
Tartı, kilo vermede şu üç yanlış inancı üretir:
- “Azaldıysa iyiyim, artıysa başarısızım”
Bu düşünce, bedeni bir sistem olarak değil, not verilen bir öğrenci gibi algılatır.
- Kendini suçlama
- Motivasyon kaybı
- Duygusal yeme
- Kontrolsüz telafi davranışları
2.“Kilo = Yağ” Yanılgısı
Oysa kilo:
- Su olabilir
- Kas olabilir
- Sindirim artığı olabilir
- Hormon kaynaklı geçici dalgalanma olabilir
Beyin bunu ayırt edemez. Beyin rakamı gerçek sanır.
3.“Hızlı düşmezse yanlış gidiyor” İnancı
Bu inanç, bedeni tehlike moduna sokar.
Tehlike algısı oluştuğunda:
- Kortizol yükselir
- Metabolizma yavaşlar
- Yağ depolama artar
Yani tartı, kilo vermek isterken bizzat kilo aldıran sinyaller üretir.
Tartı Neden Gereksizdir?
Çünkü kilo vermek bir ağırlık problemi değil, bir algı ve düzenleme problemidir.
Beden:
- Aynı kiloda farklı şekiller alabilir
- Aynı kiloda daha sıkı, daha enerjik olabilir
- Aynı kiloda bir beden sağlıklı, diğeri hasta olabilir
Ama tartı bunu ayırt edemez. Beyin ise bu farkı görsel ve duyusal olarak algılar.
Beyin Neye İnanır?
Beyin üç şeye daha hızlı ikna olur:
- Görsel Kanıt
Aynadaki duruş. Kıyafetin bedendeki hissi. Fotoğraflardaki değişim
- Somut Ölçü
Mezura:
- Bel
- Kalça
- Basen
- Göğüs
Mezura yağın azaldığı yeri gösterir. Tartı göstermez.
- Zihinsel Beden Haritası
Beyin, bedeni nasıl hayal ediyorsa ona göre hormon, kas ve yağ dağılımı oluşturur.
Bu yüzden:
- Zihinde ideal bedeni görmek
- Onu hissetmek
- O bedenle özdeşleşmek biyolojik bir düzenleme başlatır.
Zihinde İdeal Bedeni Görmenin Gücü
Beyin gerçek ile hayali aynı sinir ağlarında işler. Bu nedenle zihinde tekrar edilen beden imgesi:
- Duruşu değiştirir
- Kas tonusunu düzenler
- Yeme davranışını sakinleştirir
- Açlık–tokluk sinyallerini dengeler
Bu, motivasyon değil; nörobiyolojik yönlendirmedir.
Sonuç: Tartıyı Değil, Algıyı Bırak
Kalıcı kilo verme:
- Tartıyı kontrol etmekle değil, bedeni anlamakla olur
Tartı:
- Kilo takıntısı üretir
- Yanlış inançları besler
- Beyni strese sokar
Mezura, ayna ve zihinsel beden algısı ise:
- Beyni ikna eder
- Bedeni rahatlatır
- Değişimi kalıcı hale getirir
Çünkü beden değişimi, önce beyinde başlar.
Deniz EGECE, iki şükran ve bir sevgiler
