
Yıldız Tilbe Büyüktür UNICEF’ten !
BM teşkilatının alt örgütü olan UNICEF dünya genelinde yoksul çocuklara yardım eden rolündeki bir yardım kuruluşudur.
Adı küresel ölçekli bir yardım kuruluşu olunca da bütün ülkelerde en büyük yardım ve destek gören uluslararası bir kuruluşudur.
Hal böyle iken Filistin’de günlerce aç susuz kalan ve açlıktan ölen binlerce çocuğa İsrail korkusundan yardım yapmayan sözüm ona yardım kuruluşu.. !
Yıldız Tilbe adlı sanatçı çıktı tek başına 300 bin dolar yardım etti Filistinli çocuklara…
UNICEF ne kadar yardım etti peki ?
Bu UNICEF ki milyar dolar bütçesi olan bir küresel bir yardım kuruluşu…
Öyleyse Yıldız Tilbe Büyüktür UNICEF’ten..
Diyebiliriz..
Bu kuruluş, Hadise adındaki sanatçı bozuntusuna, özellikle Türkiye adını geçirterek, dünyadaki fakir ülkelerle eş değer statüye koydu…
Bu baldır bacak sanatçısı Belçika vatandaşı sefil kadın da hiç çekinmeden bu tanıtımda yer aldı…
Bu kadın Türkiye’de bir gecede milyonlar kazanan ahlak fukarası biri…
Oysa Türkiye, dünya ülkeleri içinde en çok yardım yapan ülkelerden biridir.
Amaç; itibarsızlaştırmak !!
Bizim saflık derecemiz bu kadınla sınırlı değil maalesef..
Türkiye aleyhine çirkin iftiralarla dolu propagandaların tam göbeğinde yer alan çoğu tipleri parlatıp, sahip çıkan bir toplumuz maalesef…
Mesela:
Yılmaz Güney…
Firar edip gittiği Fransa’da Kürtçü , bölücü faaliyetlerin içinde yer almış, Türkiye aleyhine yapılan mitinglerde Türkiye’ye kin kusmuştur bu kişi.
(Videoları var, isteyen izleyebilir.)
Ama birileri hala bu adamı destan kahramanı gibi görüyor..!
Bir diğeri:
Ahmet Kaya … O da firar edip gittiği Almanya’da bölücü faaliyetlerin içinde aktif olarak yer almıştır.
Berlin’de verdiği konser meydanında “Şerefsizler’in ülkesinde arabam kaldı yav.” diyen sefilin teki.
(Videosu silindi sonrada)
Ama hala bu adamın şarkılarını dinleyenler var. Demek ki onlar, kendilerine “şerefsiz” denilmesinde bir mahsur görmüyorlar…
Afiyet olsun…
Orhan Pamuk..
“Türkler 100 bin Ermeni’yi katletti ” diyecek kadar soysuzlaşmıştır…
Türkiye düşmanlığından dolayı ödül bile verildi kendisine.
Bizim içimizde hala bu adamı allandıra ballandıra anlatanlar var..
Başka bir konu:
Sözüm ona, güya muhafazakâr TV kanallarında oynanan dizilerde, onlarca sapkın yaşantısı olan oyuncular var..
Türklük ve Müslümanlıkla ilgisi olmayan tipler …
Daha eskilere gidelim.
Bize Yeşilçam Sineması diye yutturulan filmlerde rol alan oyuncuların büyük çoğunluğu ya Ermeni ya da Rum kökenli.
Bunlar bize yıllar yılı Türk kültürünü zehirleyen filmlerle Türk toplum yapısını bozdu…
Mesela, ben ilk tecavüz olayını bu tür filmlerin birinde görüştüm çocuk ruhumla…
O dönemde, bir de Türk toplumunun değerlerini işleyen bir film vardı, ” Güneş Ne Zaman Doğacak” diye..
Bu film hangi sinemada gösterime girdi o sinema kundaklandı.
Çünkü;
Türk toplum yapısını bilinçlendirmeye yönelik bir filmdi.
Böyle filmler yerine , Türk toplum yapısını dejenere edecek filmler isteniliyordu.
Sonra televizyon dönemi başladı.
Bizim kuşak hatırlayacaktır, Dallas adlı bir dizi yayınlandı.
Hepimiz seyrettik o bilinçsiz halimize..
Şimdi anlıyoruz ki;
Toplum yapımızın temeline dinamit koydu bu dizi.
Hile, entrika, dolandırıcılık gibi konular ve ahlaksız aile yapısını gözler önüne seren, kimin eli kimin cebinde belli olmayan hayatlar işlenildi.
Hala toplumumuzda bu dizinin izlerini görüyorsunuz.
Bugün bile, bu kokuşmuş aile yaşantılarını işleyen bazı özel kanallarda gösterilen güya “kadın programları” var .. ki Dallas dizisini aratmıyor.
Tüm bunlar olup biterken ülkemizi idare edenler ne yapıyor?
Mesela:
Aileden Sorunlu Bakanlık ne yapıyor ?
Kültür Bakanlığı, ne yapıyor ?
RTÜK ne yapıyor?
….
Bu özel kanallara kimse sesini çıkarmıyor..
Niye ?
Sonra da ülkede uyuşturucu veya diyer suç teşkil eden olaylar artıyor…
Artar tabi…
Suçu yok edecek adımlar atmıyorsun!
Suçun işlenmesini bekliyorsun..
Onu da yüzüne gözüne bulaştırıyorsun…
Türk toplumunun Türklük ve Müslümanlık kültürü ile bilincli ve şuurlu bir şekilde ilgilenenler da yok değil..
Türk gençliğinin iyi yetişmesi için hiç bir adım lar atan birileri var..
Ülkenin tek umudu Ülkü Ocakları var…
Çünkü;
Türk gençliğini Türklük şuuru içinde yetişmesi için Ülkü Ocakları çok yoğun bir faaliyetin içinde.
MEB ile anlaşarak okullarda, kötü alışkanlıklardan gençleri korumak için eğitici seminerler veriyorlar…
Bilimde , teknolojide, kültürde hatta sosyal hayatın hemen her kolunda her geçen gün artan ve büyüyen bir faaliyetin içindeler…
Hedefleri;
Yeni Azız Sancarlar yetiştirmek…
İnşallah hedeflerine ulaşırlar..
Çünkü;
Türkiye’nin umududur Ülkü Ocakları…
