KADRAJ MI, GERÇEK Mİ?

Bodrum’da siyaset her geçen gün daha görünür, daha hareketli ve daha çok konuşulur hale geliyor. Bu hareketliliğin en önemli tanıklarından biri ise hiç şüphesiz yerel basın.
Ancak burada sormamız gereken temel bir soru var:
Basın gerçekten olanı mı gösteriyor, yoksa görmek istediğini mi?
Gazetecilik; tercih yapmak değil, gerçeği eksiksiz aktarmaktır.
Gazeteci, bir tarafın sesi değil; toplumun gözü ve kulağıdır.
Bu yüzden habercilikte “seçmek” diye bir kavram olmamalıdır.
Bodrum gibi dinamik bir şehirde, sahada birçok siyasi parti ve aktör aktif şekilde çalışmalar yürütürken, sadece belirli kesimlerin sürekli ön plana çıkarılması, diğerlerinin ise görmezden gelinmesi; habercilik değil, kadraj tercihidir.
Oysa gerçekler kadraja göre şekillenmez.
Gerçekler olduğu gibidir.
Yerel basın, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğunu taşır. Bu sorumluluk; eksik anlatımı, seçici yaklaşımı ya da yönlendirmeyi kaldırmaz. Çünkü eksik bilgi de en az yanlış bilgi kadar tehlikelidir.
Tarafsızlık; sadece iddia edilen bir değer değil, her haberde yeniden ispat edilmesi gereken bir duruştur.
Bir gazeteci, hangi görüşe sahip olursa olsun, haberine bunu yansıtamaz. Yansıttığı an, gazetecilikten çıkar, başka bir alana geçer.
Bugün Bodrum’da ihtiyaç duyulan şey; daha fazla haber değil, daha doğru haberdir.
Daha çok paylaşım değil, daha adil bir bakış açısıdır.
Çünkü basın; yön veren değil, yol gösteren olmalıdır.
Ve yol, ancak gerçeğin kendisiyle aydınlanır.
Can KÖKSAL
