Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, işgal altındaki Ukrayna topraklarının tamamını kaybetmeleri halinde ABD, İngiltere, Almanya ve Ukrayna’ya karşı nükleer silah kullanacağı tehdidinde bulundu. Ülkenin eski devlet başkanı olan Medvedev, nükleer silah kullanma tehdidine bir yenisini ekledi. Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müttefiki Medvedev, “Rusya’nın 1991 sınırlarını yeniden tesis etme girişimleri yalnızca bir şeye yol açacaktır.” dedi. Bu rahatsızlık verici açıklamalar, nükleer bir saldırının hedefinde “diğer tüm güzel tarihi mekanların da” olacağını söyledi.
Rusya, 2022 sonbaharında Ukrayna’nın bölgelerinden dördü olan Zaporijya, Donetsk, Luhansk ve Herson’u referandumların ardından ilhak etti. Dmitriy Medvedev, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşta olası bir yenilgisinin ve “ülkenin parçalanmasının” nükleer bir savaşı tetikleyebileceğini öne sürdü. Bu durum, Batı ülkeleri ile Rusya arasında gerilimin artmasına neden oldu.
Mayıs 2022’de yaptığı açıklamada Medvedev, NATO’nun silah göndererek ve Ukraynalı askerleri eğiterek “NATO ile Rusya arasında doğrudan ve açık bir çatışma olasılığını artırdığını” söylemişti. O tarihten bu yana binlerce Ukrayna askeri, NATO ülkelerinde eğitildi. Askeri ittifak üyesi devletler, Ukrayna ordusuna uzun menzilli füzeler, tanklar ve topçu sistemleri de dahil olmak üzere farklı türde silahlar sağladı.
Sonuç olarak, Rusya’nın sınırlarının genişletilmesi konusunda Batı ile yaşanan gerilimin arttığı bir dönemde, Rus yetkililerin nükleer silah kullanma tehditlerinin gündeme gelmesi oldukça endişe verici. Bu durum, uluslararası ilişkilerde ve küresel güvenlik konularında ciddi endişelere yol açmaktadır. Kremlin’in sınırlar konusunda Batı’ya gönderdiği bu sert mesaj, uluslararası toplumda ciddi bir tepki ve endişe yaratmıştır.



