Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleşen Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu oturumunda Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yıllık Raporu hakkında konuşan ECB Başkanı Christine Lagarde, Euro Bölgesi’nin Kovid-19 salgını sonrası ekonomik toparlanma sürecinin ardından enflasyon konusunda yaşanan düşüş sürecine değindi. Lagarde, konuşmasında enflasyonun 2022 yılında yüzde 10,6 seviyesine yükseldiğini ancak son dönemde enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve arz sorunlarından kaynaklanan aksaklıkların azalmasıyla birlikte enflasyonun belirgin şekilde gerilediğini belirtti. Ayrıca 2023 yılında Euro Bölgesi’ndeki ekonomik faaliyetin zayıf seyrettiğini ve büyümenin son çeyrekte durgunlaştığını vurguladı.
Lagarde, küresel ticaretteki zayıflama ve Euro Bölgesi ihracatına yönelik talepteki azalma nedeniyle ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturan sıkı finansman koşullarına da dikkat çekti. Ancak geleceğe dönük bazı göstergelerin yılın sonlarına doğru bir toparlanma işareti verdiğini ifade etti. Enflasyonun ocak ayında yüzde 2,8’e gerileyerek bir miktar düşüş yaşadığını belirten Lagarde, ücret baskılarının devam ettiğini ve bu durumun enflasyon üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.
ECB Başkanı Lagarde, enflasyondaki düşüş sürecinin devam edeceğini ve enflasyonun sürdürülebilir şekilde yüzde 2 hedefine ulaşmasını sağlamak için veriye dayalı bir yaklaşım benimseyeceklerini vurguladı. Ayrıca ECB’nin son toplantısında faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını ve mevcut politikaların korunması halinde enflasyonun orta vadeli hedefe döneceğine inandıklarını belirtti.
Yüksek enerji fiyatları ve artan jeopolitik istikrarsızlığın Euro Bölgesi’nin rekabet gücüne tehdit oluşturduğunu ifade eden Lagarde, özellikle enerji bağımsızlığının önemine vurgu yaptı. Bunun yanı sıra Avrupa’nın çevre ve iklim hedeflerini finanse etmek için ek kaynaklara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Lagarde, Avrupa’nın sermaye piyasalarını birleştirmesinin yeşil ve dijital dönüşüm projelerinin finansmanında kritik bir rol oynayacağını belirtti. Ayrıca sermaye piyasalarındaki eksikliklerin giderilmesinin ekonomik ve parasal birliğin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Son olarak Lagarde, Avrupa’nın sermaye piyasalarının ABD’ye göre derinlik ve likiditeden yoksun kaldığına dikkat çekerek, bu durumun finansal sistemin işleyişindeki eksiklikleri ve parçalanmayı ortaya koyduğunu ifade etti. Lagarde, Avrupa’nın sermaye piyasalarını bir bütün haline getirmesi gerektiğini ve bu durumun Avrupa ekonomisinin daha rekabetçi hale gelmesine katkı sağlayacağını belirtti.



