İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinlilerin Ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya girişini istememesiyle gündeme geldi. Bu açıklama, İsrail Savunma Bakanı Yaov Gallant’ın tepkisine neden oldu. Gallant, “Sorumlular dahil herkes istediğini söylüyor ama bu sorumsuzluk” dedi. Gallant, Ramazan öncesinde güvenlik durumunu değerlendirmek için merkez komutanlık karargahında bir toplantıya katıldı. Gallant’a göre, İran, Hizbullah ve Hamas, Ramazan ayını 7 Ekim’in ikinci perdesine dönüştürmek istiyor ve bölgeyi kışkırtmaya çalışıyor. Bu durumu Hamas’ın ana hedefi olarak gösteren Gallant, bunun Mescid-i Aksa ve Kudüs üzerinden gerçekleştirilmek istendiğini savundu. Gallant, bu duruma izin vermemek gerektiğini ve bölgenin sakinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu tür sorumsuz açıklamaların hızlı bir şekilde potansiyel tansiyonun artmasına neden olabileceğini ifade etti.
Aşırı sağcı Ben-Gvir’in, Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girişini yasaklamak istediği paylaşımıyla ilgili de Gallant’tan tepki geldi. Ben-Gvir’in isteğiyle ilgili daha önceki bir açıklamada, güvenlik endişeleri göz önüne alınarak dengeli bir karar alındığı belirtilmişti. İsrail basınında çıkan haberlere göre, belirli yaş grubundaki Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girişinin kısıtlanacağı bilgisi yer aldı. İsrail ordusu ve İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet, Batı Şeria’daki güvenliğin kötüleşmesi durumunda bölgedeki durumu kontrol altında tutmanın zorlaşabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
İsrail polisi, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana cuma günleri başta olmak üzere Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girişlerine kısıtlama getiriyor. Bu kısıtlamalar geçmişte de gerilime neden olmuş ve 2021’in Ramazan ayında yapılan baskınlar bölgedeki olayların tırmanmasına sebep olmuştu. Bu durum sonucunda, İsrail’in Gazze’ye yönelik şiddetli saldırılarla tansiyonun yükseldiği görülmüştü. Sonuç olarak, bölgedeki tansiyonun artması ve kontrolün kaybolması durumunda ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.
Yaov Gallant’ın Ben-Gvir’e tepkisi ve Mescid-i Aksa’ya giriş kısıtlamaları, İsrail’in Orta Doğu politikaları ve bölgedeki gerilimler açısından önemli bir konuyu teşkil ediyor. Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da yaşanan siyasi, dini ve sosyal gerilimlerin karmaşıklığını ve hassasiyetini bir kez daha gözler önüne sermektedir.



