Sair Debabeş ve Esma Caber çifti, Gazze’deki Israil saldırılarına rağmen hayatlarını birleştirdi. Nişanlılık süreleri 1 yıldan fazla sürmüş olan çift, Şifa Hastanesi hemşireleri olarak çalışıyordu. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) okuluna sığınan birçok Filistinli gibi, Sair ve Esma da saldırılardan kaçarak bu okula sığınmışlardı.
Sair ve Esma’nın evlilik kararı, nişanlılık sürelerini sonlandırdı ve düğünleri hastanede gerçekleşti. Birçok mesai arkadaşı, çiftin mutlu günlerinde yanlarında yer aldı. Tören, doktor ve hemşireler arasında büyük bir coşkuyla kutlandı. Gazze’de yaşam sürdürmek oldukça zor olsa da, Sair ve Esma’nın birlikte olmaları ve evlenmeleri, bir umut ışığı gibi parladı.
Sair ve Esma’nın evlilik kararı, Gazze’deki yaşamın zorluklarına rağmen umudu ve sevgiyi simgeliyordu. İç savaşlar ve sürekli olarak devam eden çatışmalarla yıpranmış olan Gazze’de, Sair ve Esma’nın aşkı, bir nevi hayata sıkı sıkıya tutunmalarını sağlıyordu.
Sair ve Esma’nın düğün töreni, bir taraftan evliliklerinin başlangıcını kutlarken diğer taraftan da Gazze’deki direnişi temsil ediyordu. İsrail saldırılarına karşın hayatta kalmaya ve aşklarına sahip çıkmaya kararlı olan bu çift, birlikte güçlü bir dayanışma örneği sergiledi.
Sair ve Esma’nın dünyaevine girmesi, Gazze’nin yıkımın ve ölümlerin gölgesinde umudu temsil ediyordu. Birçok Filistinlinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bir dönemde, Sair ve Esma’nın aşkı, insanların içindeki umudu yeniden canlandırdı. Hastanede gerçekleşen düğün töreni, sadece bir evliliğin kutlanması değil, aynı zamanda Gazze’deki direnişin ve dayanışmanın da bir yansımasıydı.



