Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki atılımı, son yıllarda gözle görülür bir şekilde artmaktadır. Savunma sanayisi, sağlık sektörü ve teknoloji alanında yapılan çalışmalar, ülkenin adını dünya çapında duyurmaktadır. Uzay teknolojilerinde de söz sahibi olma hedefi doğrultusunda, Türkiye TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen yerli ve milli gözlem uydularını uzaya göndermektedir. Bu çerçevede, geçtiğimiz yıl fırlatılan İMECE adlı yerli ve milli gözlem uydusu, bugün itibariyle uzaydaki birinci yılını tamamlamıştır.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen İMECE uydusunun 15 Nisan 2023’te fırlatıldığını ve o tarihten itibaren başarılı bir şekilde görevini yerine getirdiğini belirtmiştir. Uydu, yaklaşık 700 kilometre yüksekliğinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde etme imkanı sunmaktadır. Uydunun elektro-optik kamerası da dahil olmak üzere önemli bileşenleri yerli ve milli olarak üretilmiştir.
İMECE uydusu, 680 kilometre irtifada güneşe eş zamanlı yörüngede konumlandırılmıştır ve 5 yıl boyunca hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Uydunun hedef teşhisi, doğal afet tespiti, tarımsal uygulamalar gibi çeşitli alanlarda ülkeye destek olması beklenmektedir. Ayrıca, uydunun dünyanın herhangi bir yerinden görüntü elde edebilme kabiliyeti bulunmaktadır. Bakan Kacır, İMECE uydusunun Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yetkinliğini kanıtladığını ve gelecekte TÜRKSAT 6A adlı milli haberleşme uydusunun da uzaya gönderilerek Türkiye’nin dünya çapında haberleşme uydularını gelişirebilen 11 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini belirtmiştir.
Mehmet Fatih Kacır’ın paylaştığı bilgilere göre, Türkiye’nin uzaydaki ilk yerli ve milli gözlem uydusu olan İMECE, başarılı bir şekilde görevini icra etmeye devam etmektedir. Türkiye’nin uzaydaki varlığını güçlendirmek için atılan adımlar, ülkenin teknolojik gelişimine katkı sağlamaktadır. İMECE uydusunun sağladığı yüksek çözünürlüklü görüntüler, farklı alanlarda kullanılarak ülkeye önemli avantajlar sağlayacaktır. Gelecekte atılacak adımlarla Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki konumu daha da güçlenecek ve uluslararası alanda daha fazla söz sahibi olacaktır.



