Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), şubat ayına ilişkin kısa vadeli dış borç istatistiklerini ve nisan ayına ilişkin iktisadi yönelim istatistikleri ile açıklamalarını paylaştı. İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), nisanda geçen aya göre 0,5 puan artarak yüzde 76,7’ye yükseldi. Merkez Bankası’nın açıklamalarına göre, nisan ayı İktisadi Yönelim Anketi’ne katılan 1727 iş yerinin yanıtları toplu olarak değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre, kapasite kullanım oranı artış gösterdi ancak mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO-MA) ise geçen aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 77’ye geriledi.
Kısa vadeli dış borç stoku ise şubatta bir önceki döneme göre azalarak 173,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Reel Kesim Güven Endeksi ise nisan ayında 1,7 puan artarak 106,1’e yükseldi. Bu durum, reel sektörün güveninin arttığını göstermektedir. İmalat sanayisinde faaliyet gösteren iş yerlerinden gelen verilere dayanılarak hesaplanan reel kesim güven endeksi, olumlu bir ivme gösterdi.
Merkez Bankası’nın açıklamaları, Türkiye ekonomisinin belirli göstergeleri doğrultusunda bir toparlanma sürecine girdiğini göstermektedir. Kapasite kullanım oranındaki artış, reel sektördeki güven endeksindeki yükselme ve kısa vadeli dış borç stoğundaki azalma, ekonomik dengelenmenin sağlanması adına olumlu bir gelişme olarak yorumlanabilir. Özellikle imalat sanayisinin kapasite kullanım oranındaki artış, üretimdeki canlanmanın işaretlerini vermektedir. Reel sektördeki güven endeksinin yükselmesi de iş dünyasının ekonomik iyileşme beklentilerini yansıtmaktadır.
Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge olan kapasite kullanım oranı, reel sektördeki faaliyetlerin ne ölçüde değerlendirildiğini ve kullanıldığını göstermektedir. Bu oranın artması, ekonomideki canlanmanın bir işareti olarak değerlendirilebilir. Aynı şekilde, reel sektör güven endeksindeki artış da iş dünyasının geleceğe dair daha olumlu bakış açısını yansıtmaktadır. Kısa vadeli dış borç stokundaki azalma ise ekonominin dışa olan bağımlılığının azaldığını göstermektedir. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin istikrarını koruduğuna dair olumlu işaretler sunmaktadır.



