Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Zürih Üniversitesine bağlı İsviçre Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü tarafından düzenlenen etkinlikte küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Georgieva, dünya ekonomisinin 2020’den bu yana şoklara daha yatkın hale geldiğini ve bu şoklara rağmen ekonominin son derece dirençli olduğunu belirtti. 2020’de ekonomilerin çoğunun resesyona gireceğine dair korkular olduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini dile getirdi.
Georgieva ayrıca, bu yıl ve gelecek için yüzde 3,2’lik bir büyüme öngördüklerini ve enflasyonun neredeyse her yerde düşüşte olduğunu ifade etti. Jeopolitik endişelerle ilgili soruya cevap olarak, dünyanın savaşlar içinde olduğunu belirten Georgieva, Rusya’nın Ukrayna’da devam eden savaşı ile İsrail’in Gazze’yi işgal etmesine işaret etti ve savaş durumlarında ekonomik öncelikler konusunda rasyonel bir konuşmanın zor olduğunu vurguladı.
Yapay zeka konusunda da görüşlerini dile getiren Georgieva, özellikle yapay zekanın gelecek birkaç yıl içinde iş gücü piyasasını büyük ölçüde etkileyebileceğini ve bu durumun bir “tsunami” etkisi yaratacağını belirtti. İnsanları ve işletmeleri bu değişime hazırlamanın önemine değinen Georgieva, iyi yönetilmesi halinde yapay zekanın üretkenlikte büyük artış sağlayabileceği ancak yanlış bilgi ve eşitsizlik gibi sorunlara da yol açabileceğini dile getirdi.
Georgieva’nın konuşması, iklim değişikliği ve gelişmekte olan ekonomilerin borçlarıyla mücadele konusunda harekete geçme çağrısında bulunan protestocular tarafından bir kaç kez bölündü. Aynı etkinliğe katılan İsviçre Merkez Bankası Başkanı Thomas Jordan ise İsviçre’de enflasyonla mücadelenin artık çok ileri düzeyde olduğunu ifade etti. Jordan, enflasyon görünümünün iyi olduğunu ancak belirsizliklerin devam ettiğini aktardı.
Sonuç olarak, Georgieva’nın küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri ve yapay zeka konusundaki uyarıları önemli bir dönüşüm süreciyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu dönüşümlere hazırlıklı olmak ve etkilerini yönetmek ekonomiler ve işletmeler için büyük bir önem taşıyor. Jeopolitik riskler ve iklim değişikliğine karşı alınacak tedbirlerin de ekonomik dengeler üzerinde büyük etkileri olabileceği görülüyor.



