Fransız muhalif siyasetçiler, İsrail’in Refah’taki bir kampı bombalamasının ardından bölgede yaşananları hızla yayılan sosyal medya görüntüleri üzerinden eleştirmeye başladı. Fransa lideri Jean-Luc Melenchon, yaşananları “dehşet verici” olarak tanımlayarak, Gazze’deki mülteci kamplarında gerçekleşen katliamın, İsrail’in savaş suçlarının bir özeti olduğunu ifade etti. Melenchon, İsrail’e karşı baskı yapılması gerektiğini vurgulayarak, silah satışlarının durdurulması ve Filistin devletinin tanınması çağrısında bulundu. Fransız lider, Macron’u da bu konuda harekete geçmemekle eleştirdi.
Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi milletvekilleri de İsrail’in Refah kampına yönelik saldırılarına sert tepki gösterdiler. Thomas Portes, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerle İsrail’in gerçekleştirdiği katliamı dünyaya duyurdu ve İsrail ordusunu sivillerle ilgilenmemekle suçladı. Aynı zamanda Manuel Bompard, Refah’ta gerçekleşen bombardımanın vahşetini vurgulayarak, Fransa’nın sessiz kalmasını eleştirdi. LFI Partisi Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot ise İsrail’in savaş suçlusu ordusunun uluslararası hukuku ihlal ederek mülteci kampını bombalamasını kınadı ve Netanyahu’nun ve suçluların hesap vereceği zamanın geleceğine inandığını belirtti.
Fransa’nın farklı bölgelerinden siyasetçiler de İsrail’in Refah’taki saldırılarına tepki gösterdiler. Eric Piolle, Refah’a ait görüntülerin insana dayanılmaz geldiğini belirterek uluslararası toplumu savaş suçlarını durdurmaya çağırdı. İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı kararına rağmen gerçekleştirdiği saldırı sonucunda en az 40 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
Sonuç olarak, İsrail’in Refah’taki mülteci kampına yönelik gerçekleştirdiği saldırı Fransız siyasetçiler arasında geniş çaplı bir tepkiye yol açtı. İsrail’in savaş suçlarını kınayan liderler, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı ve İsrail’in hesap vermesi gerektiğini belirttiler. Aynı zamanda Fransa’nın sessizliği ve işbirliği eleştirildi. İsrail’in Filistinlilere karşı gerçekleştirdiği bu tür saldırıların uluslararası hukuk ihlali olduğu ve sivillerin korunması gerektiği vurgulandı.


