İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Refah şehrine yönelik saldırıları, 7 Ekim tarihinden beri aralıksız devam ediyor. Bu saldırılar sonucunda Refah’taki güvenli bölgelere taşınan Filistinliler de İsrail’in bombalarından kaçamıyor. İsrail ordusu, Refah’taki çadır kamplara da saldırarak, katliamlarını arttırıyor. Beyaz Saray yetkilileri, İsrail’in dün gece gerçekleştirdiği hava saldırılarının ardından ortaya çıkan yıkıcı görüntülerin içler acıtıcı olduğunu belirtiyor. ABD, İsrail’in Hamas’ın peşine düşme hakkını tanısa da sivilleri koruması gerektiğini vurguluyor ve olayı yakından takip ediyor.
Ulusal Adalet Divanı, 24 Mayıs’ta aldığı kararlarla İsrail’in Refah’a yönelik saldırılarını durdurmasını, insani yardımları engellememesini ve suçlarını araştıracak BM görevlilerine Gazze’ye giriş izni vermesini istemişti. Ancak İsrail, bu kararlara uymayarak Refah’taki çadır kamplara saldırı düzenlemiş ve en az 40 Filistinlinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştu. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun kampa 8 roketle saldırdığını belirtirken, kamptaki çok sayıda çadırın yıkıldığı ve yanmaya başladığını aktarmıştı.
Uluslararası toplum, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını endişeyle takip ediyor. İsrail’in sivil halkı koruma yükümlülüğü bulunduğu ve bu saldırıların insani krizi daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Ayrıca, Filistinli sivillerin korunması ve insani yardımların sorunsuz bir şekilde ulaştırılması gerektiği vurgulanıyor. ABD ise, İsrail’in saldırılarını değerlendirirken, Hamas’ın da terör eylemlerine son vermesi gerektiğini ifade ediyor.
Saldırıların durması ve barışçıl bir çözüm bulunması için uluslararası toplumun çabaları artıyor. Filistinli sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılmasının önemine vurgu yapılırken, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sonlandırılması talep ediliyor. Bu süreçte, taraflar arasında diyaloğun teşvik edilmesi ve krizin barışçıl yollarla çözülmesi için çaba harcanması gerektiği belirtiliyor. İsrail’in sivil halkın yaşadığı bölgelere yönelik saldırılarının son bulması ve insani krizin çözümü için uluslararası toplumun birlikte çalışması gerektiği vurgulanıyor.


