2012-2021 döneminde UCM Başsavcısı olarak görev yapan Fatou Bensouda, 2021 yılında İsrail’in Filistin topraklarında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediği gerekçesiyle soruşturma başlattı. Bu süreçte devreye giren Mossad’ın o dönemdeki başkanı Yossi Cohen, iddiaya göre, Bensouda ile gizli görüşmeler yaparak, İsrail askeri personeline yönelik tehdit oluşturacağını iddia etti. Bu gizli görüşmelerin amacının Bensouda’yı İsrail’in talepleri doğrultusunda etkilemek veya uzlaşmak olduğu belirtildi. Cohen’in İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gayriresmi habercisi gibi çalıştığı kaydedildi.
Bensouda, Cohen’in taktiklerini UCM yetkililerine aktardı ve 4 farklı kaynak tarafından teyit edilen bu durum, Cohen’in UCM’deki soruşturma için Bensouda’ya baskı yaptığını ortaya koydu. Cohen’in, Bensouda’ya “Bize yardım etmelisiniz ki biz de sizinle ilgilenelim. Kendinizin ve ailenizin güvenliğini tehlikeye atacak şeylere bulaşmak istemezsiniz.” dediği iddia edildi. Mossad’ın Bensouda’nın eşine ait bazı gizli kayıtları ele geçirdiği ve bunları kullanarak Bensouda’yı itibarsızlaştırmak için kullandığı öne sürüldü.
Dönemin Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Cumhurbaşkanı Joseph Kabila ile yapılan bir görüşmeye Mossad’ın karıştığı iddia edildi. KDC Cumhurbaşkanı Kabila’nın İsrail’e yardım etmesi sebebi henüz net değilken, Cohen’in Kongo’ya yaptığı ziyaretler dikkat çekti. Cohen’in Bensouda ile teması 2017 yılında Münih Güvenlik Konferansı’nda başladı ve 2018 yılında ABD’de yapılan bir görüşme sonrasında taktiklerinde değişiklik oldu. Cohen’in tehdit ve manipülasyon içeren taktikler kullandığı iddia edildi.
Bensouda, 2019 yılında Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki savaş suçları iddialarına kapsamlı bir cezai soruşturma başlatma kararı aldı. Ancak Cohen, bu süreçte Bensouda’yı etkilemek için çeşitli taktikler denedi. UCM yöneticileri de Cohen’in davranışları hakkında endişe duydu ve bu durumu Bensouda’ya aktardı. Mossad’ın Bensouda ve ailesi hakkında bilgi topladığı ve bu bilgileri kullanarak etki altına almaya çalıştığı öne sürüldü. Ayrıca Bensouda’nın eşinin fotoğraflarını göstererek tehditler savurduğu iddia edildi.
Mossad’ın Bensouda’yı etkilemek için başvurduğu taktikler, mahkemenin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü’nün ihlal ettiği öne sürüldü. İsrail Başbakanlığı ise iddiaların İsrail’e zarar vermek için ortaya atıldığını savundu. Bu süreçte Trump yönetimi de Bensouda’ya vize kısıtlamaları ve yaptırımlar uyguladı, ancak Biden yönetimi bu kararları iptal etti. Sonuç olarak, bu skandal, UCM Başsavcısı ve İsrail arasındaki uzun süreli soruşturmanın etkilenmesine neden oldu ve çeşitli taktiklerin kullanılmasıyla diplomatik ilişkiler zarar gördü.


