Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Beşiktaş’ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde “Kültür, Sanat ve Medyanın Dönüştürücü Gücüyle Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi” konulu bir toplantıya katıldı. Etkinlikte, gazeteciler, akademisyenler ve sinema sanatçılarıyla bir araya gelen Göktaş, medya aracılığıyla kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir rol oynandığını vurguladı.
Göktaş, medyanın toplumu etkileyen ve dönüştüren gücünün, birçok araştırmayla kanıtlandığını belirtti. “Kadına yönelik şiddetle mücadelede devletimizin tüm birimleri sıfır tolerans ilkesiyle, siyaset üstü bir duruş sergiliyor” diyen Bakan, bu alanda güçlü bir hukuki zemin oluşturduklarını ifade etti. 6284 sayılı Kanun’u, kadına yönelik şiddetle mücadelede tarihi bir kazanım olarak nitelendirdi.
Toplantıda, 2021-2025 yıllarını kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4’üncü Ulusal Eylem Planı”nın detayları da paylaşıldı. Bakan Göktaş, medyanın, kadına yönelik şiddetle mücadelenin desteklenmesine yönelik önemli bir strateji olarak görüldüğünü ve bu konuda çeşitli farkındalık çalışmalarının yapıldığını ifade etti.
Bakan, aile rehberliği projesi hakkında da bilgi vererek, “Aile Rehberi Sistemi”ni hayata geçirdiklerini söyledi. Bu sistemle, sorun yaşayan hanelerin daha yakından takip edilerek, hızlı çözümler üretilmesi hedefleniyor.
Dijital dünyadaki şiddet ve istismar olgularına da dikkat çeken Göktaş, bu nedenle ailelerin dijital riskler konusunda endişelerinin giderek arttığını belirtti. Bu alanda etkin bir şekilde çözüm üretmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirildiğini ifade etti.
Kadına yönelik şiddete karşı önleyici tedbirlerin önemini vurgulayan Göktaş, 81 il ve 922 ilçenin sosyal risk haritalarının çıkarılması yönündeki projelerin başlatıldığını duyurdu. Böylece, kadına yönelik şiddet ve diğer sosyal olgular üzerinde daha kapsamlı bir anlayışın oluşturulması amaçlanmaktadır.
Medya üzerindeki kadın ve erkek temsillerinin dikkatli bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan, karşıt konumlandırmaların şiddeti teşvik ettiğini, bunun ise toplumsal ruh sağlığına ciddi zararlar verdiğini belirtti.
Son olarak, kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal bir seferberlik ruhunun önemi üzerinde duran Göktaş, herkesin bu mücadelede aktif rol almasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.


