AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Sudan’da 18 aydır devam eden ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların şiddetlendiğine dair endişelerini dile getirdi. Cezira eyaletinde meydana gelen saldırılardan gelen görüntülerin “endişe verici” olduğunu vurguladı.
Borrell, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, HDK’nın Cezira bölgesinin doğusundaki köylere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar hakkında bilgi verdi. Cezira’dan gelen görüntülerin korkunç olduğunu belirten Borrell, HDK’nın “toplu katliam ve tecavüz” eylemlerinde bulunduğunu kaydetti.
Borrell, sivillere yönelik bu tür şiddet eylemlerinin derhal durdurulması gerektiğini ifade ederek, faillerin sorumlu tutulması gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği’nin (AB) adaletin sağlanması için gereken adımları atmaya devam edeceğini belirtti.
25 Ekim tarihinde Cezira eyaletinde gerçekleştirilen saldırılarda 124 kişinin hayatını kaybettiği bilgisi verildi. Hızlı Destek Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği bu saldırılar, bölgedeki güvenlik durumunu daha da kötüleştirmiş durumda.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Sudan Özel Temsilci Yardımcısı Clementine Nkweta-Salami de konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Cezira eyaletindeki sivillere yönelik artan silahlı şiddetin endişe verici olduğunu ifade etti ve bu konuda yapılan raporların içerdiği bilgileri değerlendirdi.
Salami, HDK’nin 20-25 Ekim tarihleri arasında Cezira’nın doğusundaki köylere yönelik büyük bir saldırı başlattığını ve bu sırada sivillere ayrım gözetmeksizin ateş açıldığını bildirdi. Ayrıca, kadınlar ve kız çocukları üzerinde cinsel şiddet eylemlerinin gerçekleştirildiğini vurguladı.
Bölgede birçok köy sakininin fiziksel saldırılara ve tehditlere maruz kaldığını belirten Salami, bu durumun sonucunda bazı sivillerin evlerini terk etmek zorunda kaldığını aktardı. Kalanların ise ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Clementine Nkweta-Salami, Cezira’daki insan hakları ihlallerinin geçen yıl Darfur’da görülenlerle benzerlik taşıdığını belirterek, bu tür suçların kabul edilemez olduğunu kaydetti. Kadınlar, çocuklar ve en savunmasız grupların bu çatışmalar sırasında en fazla zarar görenler olduğuna dikkat çekti.
Salami, sivillere ve kamu altyapısına yönelik saldırıların uluslararası insani hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, bu saldırıların bir an önce durdurulması gerektiğini vurguladı.
Sudan’da 30 yıl süren Ömer el Beşir rejiminin devrilmesinin ardından ortaya çıkan güç mücadelesi, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalara yol açmış durumda. Çözüm girişimlerinin şu ana kadar sonuçsuz kaldığı belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler’e göre, Sudan’da yaşanan çatışmalarda 20 binden fazla kişi hayatını kaybetmişken, 11 milyondan fazla kişi yerinden edilmiş durumda. Ayrıca, 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç halde bulunuyor.


