Birleşmiş Milletler (BM), Gazze ve Lübnan’daki artan şiddet olayları ile İsrail’in bölgedeki diğer ülkelerle yaşadığı gerginliğe dikkat çekerek, “Orta Doğu’da son yılların en tehlikeli kavşağındayız.” şeklinde uyarıda bulundu.
BM Güvenlik Konseyi’nde gerçekleştirilen açık oturumda, Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki durum ele alındı. BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, Gazze’deki ağır çatışmaların ikinci yılına girildiğini hatırlatarak, bölgedeki şiddetin belirgin şekilde arttığının altını çizdi.
Wennesland, İsrail’in Beyt Lahiya’da düzenlediği saldırıda en az 90 Filistinlinin, 25’inin çocuk olduğu, hayatını kaybettiğini ya da kaybolduğunu belirtti. Bu saldırının, İsrail’in Gazze’nin kuzeyine yönelik son dönemde gerçekleştirdiği ölümcül saldırılardan biri olduğunu ifade etti.
Bölgedeki durumun sadece korkunç bir insani krizle sınırlı olmadığını, aynı zamanda barışa yönelik çözüm bulma umutlarının hızla sönmekte olduğunu vurguladı. Geçen hafta Gazze’yi ziyaret ettiğini söyleyen Wennesland, sahada gördüklerinin oldukça düşündürücü olduğunu belirtti.
Gazze Şeridi boyunca sadece iki bina harabe olmaktan kurtulmayı başardığını belirten Wennesland, ateşkes çağrısını yineledi. Ayrıca, Gazze’deki sivil ölümleri, sürekli yerinden edilme durumları ve gözaltındaki kişilere yönelik kötü muameleye karşı da sert bir şekilde kınama yaptı.
Wennesland, Gazze’de insani yardım operasyonlarının geliştirilmesi için köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki şiddetin de alarm verici seviyede arttığını ifade etti.
Sivillere yönelik her türlü şiddet ve terör eylemini kınayan Wennesland, İsrail’i Filistin halkını korumaya ve şiddete sebep olanlar hakkında hesap sormaya davet etti.
Wennesland, İsrail Meclisi’nin BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) faaliyetlerine son vermeyi amaçlayan yasa tasarısını onaylamasının tek taraflı bir adım olduğunu belirtti. Bu gelişmenin, BM tarafından belirlenen yetkileri ve uluslararası hukuk çerçevesindeki siyasi çözüm çabalarını engellediğini ifade etti.
Son olarak, Wennesland, Gazze’deki sorunun tek çözümünün siyasi bir çözüm olduğunu vurgulayarak, işgalin sonlandırılması ve iki devletli bir çözüm için bir yol bulunması gerektiğinin altını çizdi.


