Diyarbakır’daki Narin Güran Cinayeti Davası ve Mahkeme Süreci
Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra bir dere kenarında çuval içerisinde 75 kilogram ağırlığında taşlarla kapatılmış olarak bulunan Narin Güran’ın cinayetiyle ilgili soruşturma devam ediyor. Narin Güran’ın cinayetiyle ilgili tutuklu sanıklar arasında amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve komşuları Nevzat Bahtiyar yer alıyor. Bu sanıkların duruşması, Diyarbakır’a bağlı 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi ve basın mensuplarına açıldı.
Mahkeme Salonu Düzeni
Yaklaşık 300 kişilik kapasitesi bulunan duruşma salonunda, gazeteciler, baro başkanları, sanıkların yakınları, aile avukatları, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ile mahkeme heyeti ve Güran ailesi için özel bölümler hazırlandı. Duruşmada, Nevzat Bahtiyar ve ailesi bir köşede bulunurken, Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ın aynı köşede yer alacağı öğrenildi. Duruşma, daha önce bazı önemli davalara da ev sahipliği yapmış bir mekanda gerçekleştiriliyor.
Özellikle, 28 Kasım 2015 tarihinde Sur ilçesinde, Dört Ayaklı Minare’nin önünde baro başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybetmesine sebep olan olaylarla ilgili duruşmalar da bu salonda yapılmıştı. Bu durum, mahkeme salonunun bölgede önemli davalara ev sahipliği yaptığını gözler önüne seriyor.
RTÜK Başkanı Şahin’den Açıklama
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Narin Güran cinayetiyle ilgili davada ilk duruşmanın düzenleneceğini belirtti. Şahin, sosyal medya üzerinde yaptığı açıklamada, olayın yargılama aşamasında medyadan hassas ve sorumlu bir haber yapma anlayışı beklediklerini ifade etti. Narin Güran’ın masum bir çocuk olduğunun altını çizen Şahin, toplumun beklentisinin sorumluların hak ettikleri cezayı almaları olduğunu vurguladı.
Medyaya Düşen Görev
Şahin, mahkeme aşamasında herhangi bir yayın yasağı bulunmadığını ancak yargılamanın gizliliğinin önemine dikkat çekerek, tanıkların olumsuz etkilenmesine sebep olabilecek haberlerin yayınlanmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Yargılama sürecinin doğru ve etik bir biçimde takip edilmesi gerektiğini söyleyen Şahin, RTÜK İzleme Uzmanlarının yapılan yayınları sıkı takip altında tutacağını sözlerine ekledi. Yayıncılık ilkelerinin ihlali durumunda gecikmeden gerekli müeyyidelerin uygulanacağı da duyuruldu.
Bu dava, sadece Narin Güran ve ailesi için değil, aynı zamanda toplumun geneli için de büyük bir öneme sahip olduğundan, tüm gözler mahkeme sürecinde olacağa benziyor. Davanın ilerlemesiyle birlikte, hukuk sürecinin ne kadar adil ve hassas bir şekilde işleyeceği, kamuoyunun ilgisini çekecektir. Sorumluların yargılanması ve cezalandırılması, hem Narin Güran’ın anısını yaşatacak hem de benzer travmaların önlenmesinde bir örnek teşkil edecektir.


