Piramid Sanat, ünlü fotoğraf sanatçısı Uwe Ommer’in “Retrospektif” başlıklı sergisiyle 2024 yeni sezonuna merhaba dedi. Bu özel sergi, 81 yaşındaki sanatçının 62 yıllık sanat yolculuğunu gözler önüne sererken, serginin küratörlüğünü Cüneyt Ayral ve Dilara Kutay üstlenmektedir. Sanat dünyasından birçok kişinin katıldığı serginin açılışı büyük bir ilgiyle karşılandı. Uwe Ommer’in eserleri, 15 Aralık 2024 tarihine kadar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.
ARŞİV NİTELİĞİ
Uwe Ommer, farklı kıtaları, kültürleri ve insanları mercek altına alarak uzun soluklu sanat yolculuğunda izleyicilerine estetik bir deneyim sunmanın ötesine geçiyor. Sanatçı, dünyadaki çeşitli sosyal yapıların, yerel dinamiklerin ve kültürlerin özünü belgelerken, çağdaş dünyanın karmaşıklığını yansıtan önemli bir görsel arşiv oluşturmuş durumda. Bu bağlamda, Ommer’in eserleri sadece görsel değil, aynı zamanda toplumsal bir bellek işlevi de taşımaktadır.
Serginin küratörü Cüneyt Ayral, “Retrospektif” sergisinin kendisi için kabul edebileceği son sergi olduğunu ifade ederken, bayrağı kızı Dilara Kutay’a devrettiğini belirtiyor. Ayral, Ommer’in eserlerini daha yakından tanımak ve bu süreçteki duygularını paylaşmak için bir röportaj gerçekleştirdik.
Sizin Uwe Ommer fotoğraflarıyla ilk tanışıklığınız nasıl başladı? Neler düşündünüz hakkında?
Cüneyt Ayral, 1977 yılında Ankara’da AFSAD-Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği’ni kurduklarında eğitim için kitaplara ihtiyaç duyduklarını söylüyor. O yıllarda yabancı kitap bulmanın ve bunları satın almanın zorluğundan söz eden Ayral, İstanbul’da “Bilimsel Eserler” adlı bir kitapçıda bulduğu bir reklam fotoğrafı kitabının Uwe Ommer’e ait olduğunu ve bu kitap sayesinde sanatçının adıyla ilk kez tanıştığını aktarıyor. Daha sonra 2004 yılında Paris’te bir akşam yemeğinde Uwe Ommer ile tanışarak dostluğunun başladığını ekliyor.

‘BU GÖZLE BAKILMALI’
Ommer’in fotoğraflarında erotizm de öne çıkan kavramlardan; sanatçının konuyu ele alış biçimi hakkında neler söylemek istersiniz?
Ayral, Paris ve Roma gibi şehirlerde dolaşırken gördüğü heykellerin çoğunun çıplak olduğunu hatırlatarak, bu eserlerin görüldüğünde erotik bir bakış açısıyla değerlendirilmediğini belirtiyor. İnsan vücudunun estetik bir form olarak sanat tarihindeki yerini öne çıkaran Ayral, Uwe Ommer’in eserlerindeki çıplaklık için de benzer bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Sergiyi izlemek isteyenler için bir mesajınız olur mu?
Ayral, serginin bir fotoğraf sanatçısının gelişimini, belgeciliğin önemini ve sanat kaygısının belgelerken nasıl var olabileceğini gösterdiğini ifade ediyor. Fotoğrafçıların bu işin teknik yönlerini de öğrenebileceği öğeler içerdiğini belirtiyor ve ayrıca dijital fotoğraftaki sınırs


