Yemen merkezli Husi hareketinin liderlerinden Hızam el-Esed, ABD ve İngiltere’nin, Yemen açıklarında pek çok gemiye saldırdığını, bu saldırıların deniz seyrüseferlerini tehdit ettiğini ve bu ülkelere karşı “acı verici” bir cevap vereceklerini açıkladı. Esed’in belirttiğine göre, ABD ve İngiltere’nin gerçekleştirdiği bu saldırıların amacı, İsrail’in Filistin halkına yönelik olarak gerçekleştirdiği şiddetli saldırılarla ilgili dikkatleri başka yöne çekmek. Esed ayrıca, her iki ülkenin de deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz’de kaybettikleri itibarı bu saldırılarla geri kazanmaya çalıştığını ve Husilerin ise Gazze’deki savunmasız insanları desteklemeye devam edeceğini dile getirdi. ABD ve İngiliz savaş uçakları, Yemen’in Sana, Hudeyde ve Taiz kentlerinde bazı noktalara hava saldırısı düzenlemişti. İran’ın Husilere verdiği destek sonucunda, Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki olarak Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu düşündükleri ticari gemilere el koymaya ve bazı gemilere de saldırılar düzenlemeye başladı. Buna karşılık ABD güçleri, Yemen’den atılan füzeleri ve dronları defetmiş durumda. Bölgede yaşanan gerilim sonucunda, pek çok gemicilik şirketi Kızıldeniz’de seferlerini durdurma kararı almış durumda. ABD, kuşku verici bir şekilde Husilerin eylemleri gerekçesiyle 18 Aralık’ta, Süveyş Kanalı’nı korumak üzere “Refah Muhafızı Operasyonu” adında bir deniz görev gücünü oluşturdu. 31 Aralık’ta, Husilerin, Yemen açıklarında İsrail’e bağlı bir gemi ele geçirmeye çalıştığı bir olayda 3 sürat teknesi ABD helikopterleri tarafından ateş altına alındı. Benzer şekilde, Husiler 10 Ocak’ta yine ABD’ye ait bir gemiye saldırdı. Bu durum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından inceleniyor. Sonuç olarak, tüm bu gelişmeler, küresel ticaret için büyük bir önem arz eden Kızıldeniz’de yaşanan hareketlilik nedeniyle dikkatleri üzerine çekmektedir.
İsrail soykırımıyla ilgili dikkatleri çekmek istiyorlar


