
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Dört yandan, dört koldan balyozlarla vurdular ama yıkamadılar; 3 genç kadının okul birincisi olduğu bir Türk ordusu gerçeğini yıkamadılar. İşin aslı budur. Teğmenlerimiz yalnız değildir. Bizim itibarımız onlardır, aslına bakarsanız. Övünç kaynağımız ve gurur vesikamızdır” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, devletin, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlama görevinin ne denli hayati olduğunu vurgulayarak, “Devleti devlet yapan, vatandaşın güvenliğidir. Bu güvenliği sağlamak için gerekli olan kamu hizmetleri, adalet, güvenlik, dış politika, sağlık, eğitim ve savunmaya yönelik hizmetlerdir. Bu altı görev arasında, Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın da önemli bir yeri vardır” şeklinde konuştu. Bu bakanlıkların ‘milli’ sıfatıyla anılmasının gerektiğini belirten Dervişoğlu, bu vurgunun tüm yurtta aynı amaca yönelik hizmetlerin verilmesi gereğine dikkati çekti.
İktidarların sürekli ve tutarlı politikalar izlemesi gerektiğinin altını çizen Dervişoğlu, mevcut yönetimin kararlarının ve seçim propagandalarının bu ilkeye uymadığını, dolayısıyla Türkiye’nin bu iki önemli bakanlıkta sadece isimlerinin ‘milli’ kaldığını belirtti. Kendisi, “Bir başıbozuk, Milli Eğitim Bakanı olarak atanamaz” diyerek, Türkiye’nin eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklara ve Türk gençliğinin geleceği açısından tehlike oluşturan durumlara dikkat çekti. “Türk nesillerini yok etmekle görevli bir bakan, ne kargaşalıklar yaşamaktadır” diyen Dervişoğlu, bu noktada Erdoğan’ı Vatanımıza zarar vermekle suçladı.
Dervişoğlu, Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde yaşanan kılıçlı yemin sürecine ve sonrasındaki disiplin süreçlerine ilişkin olarak ise, “Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten almaya çalıştıkları intikam bitmediği için en küçük meselelerde deliye dönüyorlar. Bu durum, Cumhuriyet’e, Türk ulusuna ve vatan bütünlüğüne yönelen bir saldırıdır” ifadesini kullandı. Dervişoğlu, “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözlerinin neden bu kadar rahatsızlık yarattığını anlamakta güçlük çektiklerini belirtti. Müdahalelerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarını zedelemek amacıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Dervişoğlu, bu durumda, 22 yıldır iktidarı elinde bulunduran hükümetin veremediği güvenin yansımasını gördüklerini söyledi.
Dervişoğlu, teğmenlerin ve Türk ordusunun asıl övünç kaynağı olduğuna vurgu yaparak, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini belirtti. “Bu teğmenler yalnız değildir. Bizim asıl itibarımız onlardır” dedi. Aynı zamanda, geçmişte yaşanan bazı olaylarla karşılaştırmalar yaparak, bu tür durumların ‘itibar’ kavramının ne denli önem taşıdığını gösterdiğini belirtti. “Kozmik Oda meselesi” gibi hükümetin aldığı cüretkâr kararların sonuçlarının fevkalade kötü olduğunu ifade etti. Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına yönelik her türlü tehdidin engellenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Teğmenlerin ihracı ile birlikte Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarının, bugüne dek izlenilen sistematik hedeflerin bir parçası olduğunu vurgulayan


