
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Genç teğmenlerimize yönelik disiplin sürecinin, haksız ve siyasi amaçlı olduğunu düşünüyor, derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz.” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, bir grup emekli asker ile birlikte Ankara’nın Anıtpark bölgesinde önemli bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bu açıklamada, Atatürk’ü ve laik, demokratik bir cumhuriyeti korumak için ant içen genç teğmenlere destek vermek amacıyla toplandıklarını belirtti. Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) siyasetin sokulmasının sonucunun tarihte çok acı bir şekilde görüldüğünü savunarak, Balkan Harbi ve 15 Temmuz 2016’daki Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimini örnek gösterdi. Bu olayların, orduda siyaset yapılmasının önüne geçmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Bağcıoğlu, ayrıca, Askeri Student School (MSÜ) Kara Harp Okulu’nda gerçekleşen Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’nde yıllardır uygulanan yemin seremonisinin ardından genç teğmenlerin Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilmesini büyük bir haksızlık olarak değerlendirdi. Yemin metninin 1995-2023 yılları arasında geçerli olduğunu, fakat 2023 yılında MSÜ rektörü tarafından sebepsiz yere yönergelerden çıkarıldığını açıkladı. Yemin metninin, resmi törenin sona ermesinin ardından okunduğunu ve içinde vatanseverlik ile milli değerlere bağlılık vurguları taşıdığını söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milletinin ortak değeri olduğunu ve genç teğmenlerin bu muameleyi hak etmediğini ifade eden Bağcıoğlu, “Türk milleti, teğmenlerin bu şekilde muamele görmesinden razı değildir. Genç teğmenlerimize uygulanan disiplin sürecinin, haksız ve siyasi bir amaç için yürütüldüğüne inanıyoruz. Bu sürecin derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz.” dedi. Bağcıoğlu, ayrıca YDK’den adil bir karar vermesini istedi.
Basın açıklamasının ardından Yankı Bağcıoğlu ve beraberindeki grup, Anıtkabir’i ziyaret etti. Bu davranışları, teğmenlerin onurlu duruşuna desteğin bir sembolü olarak gösterildi.
Yankı Bağcıoğlu’nun bu açıklamaları, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki disiplin süreçlerinin ve siyasi etkilerin orada nasıl yansıtılmak istendiğine dair geniş bir tartışmanın parçası olarak yoğun ilgiyle karşılandı. Bu gibi durumların, hem genç teğmenlerin mesleki gelişimlerini hem de ordunun bağımsızlığını tehdit ettiği düşüncesi hâkim. Dolayısıyla bu konuyla ilgili süregelen tartışmaların, sadece askeri değil, siyasi boyutları da bulunan derin bir analizin gerekliliğini ortaya koyuyor.


