Türkiye, son zamanlarda bir dizi olayla sarsılıyor. Bu olaylardan biri de 2023 yılının Ekim ayında İstiklal Caddesi’nde meydana gelen terör saldırısıydı. Saldırıda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve birçok kişi yaralanmıştı. Bu olayın ardından, Türkiye’deki toplumsal tartışmalar hız kazandı. Bu tartışmalara bir yenisi, komedyen Selin Dilmaç’ın yaptığı açıklamalar ile eklendi.
Dilmaç, sahne performansı sırasında yaptığı skandal açıklamalar ile gündeme geldi. İstiklal Caddesi’nde yaşanan terör saldırısının yarattığı travmaya duyarsız kalmış bir tavırla, kadın teröristlerin varlığının kendisi için bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi. “Terörizm ne kadar korkunç, insanlık dışı bir şey olsa da, kadınlarımızı o alanda da görmek gururlandırıyor açıkçası” ifadelerini kullanarak, düşündürücü bir feminist bakış açısı sunduğunu iddia etti.
KADIN KOMEDYENDEN SKANDAL SÖZLER
Terör eyleminin ardında yatan sebepler ve sonuçları yerine, bu eylemleri gerçekleştiren kadınların varlığına odaklanarak, potansiyel olarak yanlış bir mesaj verdiği belirleniyor. Dilmaç, sahnede yaptığı bu açıklamalar ile hem kadınların toplumda yerini sorgulattı hem de terörizmin cinsiyetsiz bir kavram olduğunu göz ardı etti. Dijital platformlarda terör saldırısına dair eleştiriler artarken, Dilmaç’ın bu ifadeleri sıkça tartışmaya açıldı.
“KADINLARIMIZI TERÖRDE DE GÖRMEK GURURLANDIRIYOR”
Taksim’deki terör eylemini de hatırlatarak, “Taksim’de bir kadın uzaktan kumandayla bankta oturarak bir bomba patlatmıştı. Bu çok üzücü, elim bir olaydı. Ama ben düz bir kadın olarak şöyle düşünmeden edemiyorum…” diyerek devam eden Dilmaç, burada feminizmi bir savunma mekanizması olarak kullanmayı seçti. “Sonuçta feminizm bu değil mi? Kadınların, hayatın her alanında eşit bir şekilde yer alması…” ifadeleri, izleyenlerden büyük tepkiler aldı.
Dilmaç’ın bu söylemleri feminist hareketin geleneksel anlayışları ile çelişirken, genel olarak toplumda ne tür bir mesaj verdiği de sorgulanmaya başlandı. Terör eylemlerine dair bu şekilde bir bakış açısının kadın hakları mücadelesi ile nasıl bir bağlantı kurabileceği ise tartışmalı bir konu. Böyle bir durumda, terörizm ve cinsiyet meselelerinin bir araya gelmesi, toplumsal konsensüs açısından oldukça kırılgan bir zemin oluşturuyor.



