
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde 2025 yılının ilk toplantısı gerçekleştirildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 2025 yılına merhaba derken ilk toplantısını gerçekleştirdi. Bu önemli toplantıda, özellikle İsrail’in Gazze’deki hastanelere yönelik düzenlediği saldırılar ve bölgede yaşanan sağlık krizi gibi kritik konular gündeme geldi. Cezayir’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amar Bendjama, acil toplantı oturumunda yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırganlığını ‘endişe verici’ olarak nitelendirirken, Gazze’nin kuzeyinde ‘etnik temizlik’ yapıldığını ifade etti. Bu ifadeler, uluslararası toplumda büyük tepki topladı ve bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirdi.
BMGK’nın bu toplantısında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de yer aldı. Türk, Gazze’de devam eden insan hakları felaketinin tüm dünyanın gözü önünde olduğunu vurguladı. Bu durum, BM’nin insani yardım çabalarının önündeki engelleri ve bölgedeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğini gözler önüne seriyor. Gazze’deki hastanelerin durumu kritik bir seviyeye ulaşmış durumda ve ölüm oranları hızla artarken, dünya genelinde bu meseleye yönelik daha fazla dikkat çekilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Toplantıda, devleti temsil eden ülkelerin de görüşleri alındı ve Filistin’deki durumla ilgili daha etkili çözüm yolları arandığı bildirildi. Avrupa ülkeleri özellikle insani yardımın artırılması ve müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğini savunuyor. Bunun yanı sıra, bazı ülkeler ise barış müzakerelerinin yeniden gündeme alınması gerektiğine dair önerilerde bulunarak, taraflar arasında diyalog çağrısında bulundu. Ancak, bu tür öneriler, gün geçtikçe daha karmaşık ve zor bir hal alan durumla ilgili ne kadar etkili olabileceği konusunda hala belirsizlikler barındırıyor.
Bu ilk toplantı, 2025 yılı için uluslararası ilişkilerde önemli gelişmelere kapı aralayacak bir başlangıç oldu. Özellikle Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik atılacak adımlar, tüm dünya tarafından yakından takip edilecek. Toplantının ardından yapılan açıklamalar, uluslararası toplumun bu kriz karşısında daha güçlü bir dayanışma sergilemesi gerektiğini vurguluyor. Gazze’deki durum hakkında daha fazla bilgi akışının sağlanması ve yerel halkın ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çeşitli önlemler alınması da talep ediliyor.


