![]()
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupalı müttefiklerin Ukrayna ve kıtanın güvenliği konusunda somut planlar ortaya koyması gerektiğini söyledi.
Hollanda Başbakanı ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Münih Güvenlik Konferansı’nın açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Rutte, Avrupa’nın müttefik ülkelerinin, Ukrayna’nın güvenliğiyle ilgili somut adımlar atması gerektiğini ifade ederek, bu konuda bir anlaşma sağlanması gerektiğini vurguladı. Rutte, barış görüşmeleri başladığında Ukrayna’nın en güçlü konumda olması için çalışmalar yapılması gerektiğini savundu.
Ukrayna’ya sağlanacak silah ve eğitim desteklerinin sürdürülebilir bir barış anlaşması için hayati öneme sahip olduğunu belirten Rutte, Avrupa’nın bu konuda sorumluluk taşıdığını dile getirdi. “İkinci büyük konu, sanayi üretimi,” diyen Rutte, NATO’nun her yerinde daha fazla üretim yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa’nın daha fazla harcama yapması gerektiğini söyleyerek, mevcut askeri bütçelerinin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
Rutte, mevcut GSYİH hedefinin yüzde 2 yerine en az yüzde 3 olması gerektiğini belirtirken, “Kesin bir rakam veremem, ancak mevcut rakamlara sadık kalırsak, güvenlik noktasında istenilen başarıya ulaşamayız,” dedi. Öngörülen bu harcanacak miktarın, hem ABD’ye karşı adil bir tavır sergilemek hem de Avrupa’nın güvenliğini sağlamak adına gerekli olduğunu dile getirdi. Rutte, NATO’nun barış anlaşmasının bir parçası olmasının açıkça belirtilmediğini ifade ederek, bu meselenin adım adım ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Ukrayna’ya destek olma konusunda Avrupa’nın öncelikli sorumluluklarının askeri yardımlar ve eğitim sağlama olduğunu ifade eden Rutte, bu konuda acil planlar yapılmasının şart olduğunu belirtti. “Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım ulaştırmak ve daha fazla eğitim sağlamak gibi öncelikli sorumluluklarımız var,” diyerek somut adımlar atmanın önemine dikkat çekti.
Rutte, NATO içinde şu anda nerede olduklarını ve nerede olmaları gerektiğini belirlemeye çalıştıklarını aktararak, bu sürecin “yetenek hedefleme süreci” adını aldığını kaydetti. Bireysel ülkelerin savunma kabiliyetleri üzerindeki boşlukların tespiti için bir ön tahmin oluşturacaklarını ve bu tahminin yüzde 3’ün üzerinde olmasının muhtemel olduğunu söyledi. Rutte, “Bu da bizim kendimizi nasıl savunabileceğimizin değerlendirilmesi açısından kritik bir öneme sahip,” dedi.


