
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Münih Güvenlik Konferansı marjında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2025 yılı Şubat ayının ilk günlerinde gerçekleştirilen Münih Güvenlik Konferansı sırasında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi. İki bakan arasındaki görüşmede, iki ülke arasındaki savunma sanayi gibi ticari ilişkiler ve çeşitli ikili konular ele alındı. Görüşmede, ayrıca Suriye’deki mevcut durum, Gazze’deki gelişmeler ve Ukrayna ile Rusya arasında devam eden savaşla ilgili meseleler kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
Görüşmenin ana noktalarından biri, Türkiye’nin DEAŞ ile mücadele konusundaki görüşleriydi. Bakan Fidan, bölgedeki ülkelerin DEAŞ ile mücadelede atabileceği olası adımlar üzerinde Türkiye’nin perspektifini paylaştı. Türkiye’nin, bölgedeki güvenliği artırmaya yönelik çabalarını dile getirdiği bu bölümde, DEAŞ’ın bölgedeki etkisinin azaltılması için uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekildi.
Bakan Fidan, Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanmasının gerekliliğinin altını çizerek, bölgesel barışa ulaşmanın İsrail-Filistin sorununun çözülmesi ile mümkün olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, barış sürecinin yeniden canlandırılması ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğine dair düşüncelerini aktardı. Fidan, bu tür adımların bölgedeki huzursuzluğun giderilmesine yardımcı olacağına inandığını vurguladı.
Davranışları ile dikkat çeken bir diğer konu ise, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş ve bu savaşın barışla sonuçlanma ihtimali üzerineydi. Bakan Fidan, bu iki ülke arasındaki çatışmanın sona ermesi için olası gelişmeleri değerlendirdi ve barışın sağlanması adına atılacak adımların önemine işaret etti. Bu görüşmelerin, uluslararası ilişkilere katkı sağlayacak şekilde ve gerek duyuldukça diğer ülkelerle koordinasyon içerisinde yürütülmesi gerektiğinin önemini vurguladı.
Özetle, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasındaki bu görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi adına bir fırsat olarak değerlendirildi. Özellikle savunma sanayi, bölgesel güvenlik ve uluslararası meseleler üzerine yapılan tartışmalar, Türkiye’nin dış politikasındaki aktif rolünün ve NATO müttefiki ABD ile olan ilişkilerinin önemini gözler önüne serdi.



