CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, hükümetin yeni düzenlemesinin vatandaşları elektrik faturalarıyla ağır bir yük altına soktuğunu vurguladı. Kış, “Bin 50 TL’nin üzerindeki faturalar yeniden hesaplanarak iki katına çıkacak. Bu adaletsiz uygulamadan yaklaşık 1 milyon 200 bin mesken abonesi etkilenecek” ifadesini kullandı. Bu yeni durum, birçok ailenin ekonomik dengelerini sarsabileceği gibi, mevcut kriz ortamında ailenin sokak hayatını da zorlaştıracak görünmektedir.

Gülcan Kış, hükümetin bu zammı “çok tüketen çok ödeyecek” söylemiyle savunmaya çalıştığını dile getirdi. Ancak Kış, yeni düzenlemenin özellikle elektrikli ısıtıcılarla ısınmak zorunda kalan dar gelirli vatandaşları, büyük aileleri, hasta ve yaşlı bireylerin bakımını üstlenenleri, öğrencileri ve enerji tasarruflu cihazlara erişiminin sınırlı olduğu düşük gelirli grupları olumsuz etkileyeceğini belirtti. Bu durum esasen, toplumun en savunmasız kesimlerinin daha fazla zarar görmesine neden olmaktadır, çünkü bu gruplar zaten zor koşullarda yaşamaktadırlar.

“Bu düzenleme, en kırılgan grupları ve yoksulluğa mahkûm edilen milyonları doğrudan hedef alıyor” diyen Kış, Türkiye’deki ekonomik krizin derinleşerek vatandaşların her geçen gün daha da fakirleştiğini vurguladı. Açlık sınırının 25 bin TL’yi, yoksulluk sınırının ise 72 bin TL’yi aştığına dikkat çeken Kış, bu veriler ışığında milyonlarca insanın ay sonunu getiremediğini ve faturalarını ödeyemez hale geldiğini ifade etti. Bu durum, toplumun büyük bir kısmının temel ihtiyaçlarını karşılamada büyük zorluklar yaşadığı anlamına gelmektedir.

“HALK BU ZULMÜN HESABINI SORAR”

CHP’li Kış, hükümete elektrik zamlarının derhal geri çekilmesi çağrısında bulunarak, “Bu zamlar dar gelirli vatandaşlarımızı daha da zora sokacak. Hükümetin asli görevi halkın yaşamını kolaylaştırmak olmalı, onları daha da yoksulluğa itmek değil. Elektrik faturalarında yeni dönem değil, zam ve zulüm dönemi başlatılıyor. Ancak halkımız bu adaletsizliği unutmaz. Sandıkta bu zulmün hesabını soracak” dedi. Bu açıklamalar, muhalefetin hükümete yönelik eleştirilerinin bir parçası olarak öne çıkmakta ve muhalefetin yaklaşan seçimlerde bu konuyu kampanya malzemesi olarak kullanması beklenmektedir.

Muhabir: Hatice Gürel