![]()
Belçika’nın başkenti Brüksel’in Anderlecht ilçesinde ay başında düzenlenen silahlı saldırılara bir yenisi daha eklendi ve olayda bir kişi hayatını kaybetti.
Belçika’nın başkenti Brüksel’in Anderlecht ilçesi, Şubat ayının başları itibarıyla artan silahlı saldırılarla gündeme gelmeye devam ediyor. Özellikle 5 ile 7 Şubat tarihleri arasında toplamda 4 silahlı çatışmanın yaşandığı bu bölgede, saldırılar bitmek bilmezken, olaylara bir yenisi daha eklendi. Son saldırı, 8 Şubat tarihinde, yerel saatle 21.30 sularında gerçekleşti. Clemenceau Metro İstasyonu’nun önünde meydana gelen bu olayda, bir kişi hayatını kaybetti. Bu durum, bölgedeki güvenlik problemlerinin neden olduğu kaygıları bir kez daha gündeme getirdi.
Belçika Savcılığı, söz konusu saldırının ardından yazılı bir açıklama yaparak, Federal polisin faillerin yakalanması için kapsamlı bir soruşturma başlattığını bildirdi. Ancak yapılan açıklamada, olay hakkında daha fazla detay verilmeyeceği belirtildi. Savcılığın yaptığı bu açıklama, bölgede güvenlik zafiyeti ve artan huzursuzluk ile ilgili endişeleri daha da artırdı.
Avrupa’nın başkentinde güvenlik zaafiyeti
Brüksel, sadece Belçika’nın değil, aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) ve NATO’nun merkez üssü olarak da biliniyor. Ancak ay başından bu yana yaşanan silahlı çatışmalar, kentin güvenlik sorunlarını ön plana çıkardı. Seçimlerin ardından, hem federal hem de Brüksel Başkent Bölgesi’nde yaklaşık 8 aydır hükümetin kurulamaması durumu, asayişteki zaafiyetin başlıca sebepleri arasında gösterildi.
Belçikalı yetkililer, ardı ardına yaşanan bu olayların muhtemel nedenlerinden biri olarak uyuşturucu çeteleri arasındaki hesaplaşmaları işaret etmiş durumda. Özellikle faillerin henüz yakalanamamış olması, kamuoyunda büyük bir eleştirinin gündeme gelmesine yol açtı. Belçika’nın, uyuşturucu kaçakçılığı ve kullanımında Avrupa’da üst sıralarda yer aldığı belirtilirken, Brüksel’in Anvers Limanı üzerinden ülkeye giren uyuşturucunun merkezi haline geldiği vurgulanıyor.
Süregelen bu kaos ortamı, hem yerel halk hem de ziyaretçiler için önemli bir tehlike oluşturuyor. Sosyal medyada ve toplumda artan endişeler, yetkililerin bu sorunu çözme konusunda yeterince hızlı ve etkili adımlar atmadığı yönündeki eleştirileri yoğunlaştırıyor. Bu süreç, Brüksel’in sadece siyasi bir merkez olmasının ötesinde, güvenlik, huzur ve asayiş konularında da ciddi bir imtihan verdiğini gözler önüne seriyor.


