![]()
Saadet Partisi tarafından düzenlenen “İslam Ülkeleri Büyükelçileri İftarı” programı, Türkiye’nin başkenti Ankara’da gerçekleştirildi. Programda Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, önemli açıklamalarda bulundu. Arıkan, yaptığı konuşmada, günümüzdeki uluslararası politikaların sonuçlarının, okyanus ötesinden alınan kararlarla şekillendiğine dikkat çekti. Avrupalı ülkelerin de bu kararların olumsuz etkilerinden payını aldığını belirten Arıkan, “Bu sistemin karşımıza çıkardığı en travmatik tecrübe Filistin’dir.” ifadesini kullanarak, Filistin’in uluslararası hukukun ihlal edildiği ve soykırımların cezalandırılmadığı en acı örnek olduğunu vurguladı.
Şu anda dünya devletlerinin Filistin konusunda daha aktif bir tutum sergilemesi gerektiğini söyleyen Arıkan, “Tüm devletler elini taşın altına koymalıdır.” şeklinde bir çağrıda bulundu. Son 56 yıl boyunca, siyonist tehlikeye karşı etkili adımlar atılmadığını ifade eden Arıkan, okyanus ötesi kararların Filistin’deki işgallerin önünü açtığını dile getirdi. Bu nedenle, Arıkan, işgale karşı bir ‘Gazze Barış Gücü’ kurulması gerektiğini savundu.
Arıkan’ın açıklamalarında, uluslararası kamuoyuna da hitap ederek, “Gelin diplomasiyi silahların gölgesinde değil, barışın ışığında gerçekleştirelim.” çağrısı öne çıktı. Bu birliğin mümkün olduğunun bir örneği olabileceğini ifade eden Arıkan, baskıdan ziyade kalkınmayı savunan bir dünya anlayışının öne çıkması gerektiğini belirtti. “Savaş değil barış, çatışma değil diyalog, sömürü değil adil düzen, baskı değil insan hakları” mesajı vererek, bu ilkelere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Arıkan, konuşmasına devam ederek, “Kaba kuvvetin değil adaletin hakim olduğu bir dünyayı inşa etmeden, zalimlerin zulmü dindirilemeyecektir.” şeklinde bir vurguda bulundu. Özellikle son zamanlarda yaşanan global meselelerin, askeri güçle değil, diyalog ve iş birliği ile çözülebileceğine dair güçlü bir mesaj vermek istediği anlaşılıyor. İftar programında yapılan bu konuşmalar, bölgede barışın sağlanması adına önemli felsefi ve stratejik adımların atılması gerektiğini işaret ediyor.
Sonuç olarak, Saadet Partisi’nin düzenlediği iftar programı, sadece bir dini tören olmanın ötesinde; global barış, insan hakları ve adalet konularında önemli tartışmalara zemin hazırlayan bir platform işlevi gördü. Arıkan’ın ifadeleri, uluslararası toplumun dikkatini çekerek, acil bir müzakere ve çözüm sürecinin gerekliliğini ortaya koydu. Bu tür etkinliklerin, farkındalık yaratma ve toplumsal duyarlılığı artırma noktasında faydalı olacağı düşünülmektedir.


