CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) milletvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, 18 ve 19 Mart tarihlerini Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak tanımladı. Başarır, bu tarihin 12 Mart ve 12 Eylül tarihleriyle aynı şekilde darbe ile anılacağını vurguladı. Başarır, konuşmasında, “Birileri bu kelimeden rahatsız oluyor; Adalet Bakanı rahatsız oluyor, hasta yatağında olan Devlet Bahçeli rahatsız oluyor” ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu’nun seçmen tarafından desteklenen bir belediye başkanı olduğunu dile getirerek, “İstanbul’u 3 kez kazanan, 16 milyonu aşkın İstanbullunun seçtiği bir belediye başkanı önce diploması, hukuk ayaklar altına alınarak iptal ediliyor ve 1 gün sonra şafak vakti gözaltına alınıyorsa bu ülkede demokrasi rafa kalkmıştır, hukuk düzeni son bulmuştur” dedi.
Başarır, yaşanan olayları “utanç verici” olarak nitelendirerek, muhalefet partilerine yönelik bir baskı ortamı yaratıldığını söyledi. “Bu ülkede seçilmiş hakim ve savcılar, muhalefete; partisiyle, kurultayıyla, belediye başkanıyla, milletvekiliyle siyaset yaptırmama zemini yaratmaya çalışıyor ancak 86 milyon ile birlikte milletçe direneceğiz” dedi. Başarır, yurttaşların demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkma kararlılığını da vurguladı.
Etkinliğinde Ali Mahir Başarır, binlerce vatandaşın Ekrem İmamoğlu’na sahip çıktığını belirtti. Güvenpark’ta, kendilerine haber vermelerine rağmen binlerce insanın destek amaçlı olarak bir araya geldiğini aktardı. Ayrıca, İçişleri Bakanı’nın olaylarla ilgili soruşturma başlatarak 37 kişiyi gözaltına aldığını ifade etti. Başarır, bu durumu eleştirerek, “Huzuru bozuyorlar” iddialarının asılsız olduğunu söyledi ve “Bu ülkenin huzuru 19 Mart ve öncesinde kaçtı” şeklinde konuştu.
Başarır, “Bu ülkenin; hukukunun, demokrasisinin, sisteminin altına dinamit yerleştirdiniz” ifadesini kullanarak, yurttaşlara yapılan haksızlıkları sıraladı. “Ne yapacak insanlar sessiz mi kalacak? Diplomayı iptal edeceksin, gözaltına alacaksın, belediye başkanlarını tutuklayacaksın, milletvekili cezaevinde kalacak” diyerek, bu baskı ortamında insanların tepkilerini sosyal medya ya da sokaklarda gösterme hakkının olduğunu savundu. “86 milyon anayasal haklarını kullanıyor. Sokağa çıkmak, eylem yapmak neden suç olsun?” diyerek, haklılıklarını ifade etti.
Son olarak, 18 ve 19 Mart tarihlerinde demokrasi ve hukuk cinayeti işlendiğini belirten Başarır, bunu gerçekleştirenlerin sorumluluğunu üstlenmeyeceklerini düşündüğünü aktardı. Cumhurbaşkanı’nın konuyla ilgili sessiz kaldığını ve ekonomi gibi diğer konularda konuştuğunu ifade ederek, “Dün tarım ve diğer konulardan bahsediyor; ama Türkiye’de ekonomi çökmüş, borsa çökmüş, dolar artmış, Türkiye fakirleşmiş, dünya Türkiye’yi konuşuyor ama o bu konuda konuşamıyor, yüzü yok” dedi.



