Almanya’nın önde gelen otomobil dergisi Automobilwoche tarafından sunulan haberlere göre, Audi şirketi, bayilerine gönderdiği bir mektupta, 2 Nisan 2025‘ten sonra ABD‘ye giriş yapan tüm araçların bekletileceğini ve bayilere teslim edilmeyeceğini bildirdi. Bu karar, otomobil satıcılarının, mevcut durumla birlikte stoklarını azaltma sürecine odaklanmalarını hedefliyor.
Haber kaynakları, Audi’nin ABD pazarında halihazırda gümrük tarifelerinden etkilenmeyen 37 bin otomobille buluştuğunu belirtiyor. Bu durum, Audi’nin ABD’deki pazar payını yönetme konusundaki stratejisinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Audi’nin ABD pazarında kendi fabrikasının bulunmadığı ve bu nedenle satışa sunulan tüm araçlarının yurt dışından getirildiği de vurgulanmakta. Ülke genelinde en çok satan model olan Q5 ise Meksika’daki Audi fabrikasında üretilirken, diğer modeller ise Almanya, Macaristan ve Slovakya’daki tesislerden temin ediliyor.
Alman basınında yer alan başka bir habere göre, Audi’nin ana şirketi Volkswagen, Meksika’dan ve özellikle limanlardan trenle otomobil teslimatlarını geçici olarak durdurdu. Şirket, fiyatlandırma konusunda netlik kazanmasını beklemek için Nisan ayının ortasını işaret ediyor. Bu bekleyiş, olası yeni tarifelerin etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılmakta.
ABD’de otomobil ithalatı ile ilgili yeni düzenlemelere göre, 3 Nisan 2025 tarihinden itibaren, otomobil ithalatında %2,5’lik bir orana ek olarak %25’lik bir gümrük vergisi uygulanmakta. Bu durum, birçok otomobil üreticisi için hem maliyet artışına hem de pazar dinamiklerinde değişikliklere yol açabilecek bir gelişme. Ayrıca, Mayıs ayından itibaren 150 otomobil parçası kategorisinin de ek ücretlerle karşılaşacağı bildiriliyor. Bu durum, otomobil üreticileri ve distribütörleri için zorlu bir satış ortamı oluşturabilir.
Tüm bu bilgiler, Audi’nin ve genel olarak otomobil endüstrisinin, son dönemlerde yaşanan gümrük vergisi artışları ve pazar dinamiklerindeki değişikliklere nasıl tepki verdiğini gözler önüne seriyor. Audi’nin bayilerine yönelik, araç teslimatlarını askıya alması da, şirketin mali sürdürülebilirliğini koruma adına attığı bir adım olarak değerlendirilebilir. 2025 yılı itibarıyla, küresel otomobil pazarında rekabetin ne denli artacağı ve bu durumun Audi gibi büyük markaları nasıl etkileyeceği ise merakla bekleniyor.



