![]()
Xinhua ajansının haberine göre, Myanmar’da askeri yönetimin idari organı olan Myanmar Devlet İdare Konseyi (SAC) konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Bu açıklamaya göre, 28 Mart 2025 tarihinde meydana gelen depremler sonucunda can kaybı ve yaralı sayısı ciddi bir şekilde artış gösterdi. Depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 3,645’e çıktığı ve yine yaralananların sayısının 5,017 olduğu bildirildi. Bunun yanı sıra, arama kurtarma ekipleri kaybolduğu bildirilen yaklaşık 150 kişi için çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedir.
Myanmar’ın orta kesimindeki Sagaing bölgesinde yaşanan bu korkunç depremler, özellikle 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki sarsıntılarla halk arasında büyük bir panik ve korku yarattı. Bu depremler, komşu ülkeler Tayland ve Çin’de de şiddetli biçimde hissedildi ve bu durum uluslararası bir kaygı haline geldi. Depremler, Myanmar’da geniş bir alanda büyük yıkıma neden oldu ve başta altyapı olmak üzere birçok yapının ciddi şekilde zarar görmesine sebep oldu.
Myanmar’ın askeri yönetimi, bu tür doğal afetler karşısında halkın güvenliğini sağlamak ve gerekli yardımları ulaştırmak için hızla harekete geçti. Ancak, depremlerin yıkıcı etkileri ve kayıplar, toplumda duygusal bir çöküntü yaşanmasına neden oldu. İnsanlar, sevdiklerini kaybetmenin acısıyla baş başa kalırken, devletin bu süreçte ne gibi adımlar atacağını merak ediyor.
Arama kurtarma çalışmaları devam etmekte, ancak iklim koşulları ve altyapının durumunun zorluğu, bu çalışmaları güçleştiriyor. Özellikle kaybolan kişiler için sürdürülen arama faaliyetleri, her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. İnsanlar, kaybolan yakınları için dua ederken, güvenlik güçleri ve gönüllülerin çabaları takdirle karşılanıyor.
Myanmar’daki bu depremler, antik dönemlerden beri birbirini izleyen doğal afetlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ülkenin coğrafi yapısı, bu tür felaketlerin meydana gelmesi için uygun bir zemin sunmakta. Bu durum, Myanmar hükümetinin ilerleyen dönemlerde bu tür felaketlere hazırlıklı olabilmesi için daha etkili stratejiler geliştirmesi gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, yaşamını yitirenlerin ve yaralıların sayısının artması, Myanmar’daki bu depremlerin ne denli ciddi bir durum arz ettiğini gözler önüne seriyor. Yıkımın boyutları, sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik boyutlarda da derin etkiler yaratacak gibi görünüyor. Bu nedenle uluslararası toplumun, Myanmar’ı bu zor zamanında desteklemesi ve yardımda bulunması büyük bir önem taşımaktadır.



