
Manisa’da Don Olayı ve Çiftçilerin Zararları
Manisa’da meydana gelen don olayı, tarım sektöründe ciddi hasarlara yol açtı. Çiftçiler, başta üzüm olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar yaşadı. Başevirgen, çiftçilerin sorunlarını dinlemek üzere Saruhanlı’da bir araya geldi ve hükümete Manisa’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında bulundu. Bu durum, çiftçilerin karşılaştığı sorunların aciliyetini gösteriyor.
Çiftçilerin Tanıklıkları ve Talepleri
Saruhanlılı bir çiftçi, don olayı sonrasında üzüm bağındaki ürünlerinin yaklaşık %90’ını kaybettiğini belirterek, “Afet bölgesi ilan edilmesi lazım. İklim şartları çok değişti. Eskiden mevsimler belirgindi ama şimdi kışın yazı, yazın da kışı yaşıyoruz. Her sene daha da zor bir duruma düşüyoruz,” dedi. Çiftçi, don nedeniyle bağlardaki filizlerin yanmasına rağmen işçilikten vazgeçemediklerini, çünkü geleceği kaybetme korkusuyla karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Devletin tarımsal üretimle ilgili bir planlama yapmamasından şikayet eden çiftçi, “Benim tüm arazilerim bağ. Sökmek zorunda kalsam, alternatif bir çözüm bulmam mümkün değil. Üzerine üç sene emek verdim, yatırım yaptım. Ancak bu yatırımın karşılığını almadıktan sonra her şey boş. Ne ilaç fiyatları, ne işçilik, ne de mazot fiyatları belli. Hesap yapmamız imkansız,” şeklinde konuştu.
Yüksek Masraflarla Yüzleşme
Kavun ekimi yapan bir başka çiftçi de durumunu anlatarak, “16 dönüm kavun ekmenin fidan maliyeti 185 bin lira, bunun dışında naylon, damlama, gübre, ekim ücretleri ve su masrafları ile birlikte toplamda 250 bin liralık bir maliyet çıkıyor. Saruhanlı’da ekili olan tüm ürünler don nedeniyle zarar gördü,” ifadelerini kullandı. Domates tarlalarının da don nedeniyle yarısının gittiği belirtildi. Diğer bir çiftçi ise, “Geçen sene borçlu olan vatandaş bu senede domatesini ekti ama yine don vurdu. Artık bir çare bulmalıyız. Bu ürünler milli servet ve onların korunması devletin görevi,” dedi.
Başevigren’in Çağrıları
Başevirgen, Manisa’nın tamamında don hasarının meydana geldiğini belirtti ve tüm bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini vurguladı. Devletin, don olayları ve diğer doğal afetlere karşı çiftçilere destek olması gerektiğini ifade etti. Çiftçilere yönelik desteklerin artırılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahip. Manisa’da yaşanan bu durum, yalnızca yerel değil, ulusal tarım politikaları açısından da sorgulanması gereken bir mesele haline geldi.
Bu bağlamda, çiftçilerin yaşadığı sorunların devlet politikalarıyla çözülmesi gerektiğine dair duyulan çağrılar, tarımsal istikrarın sağlanması adına önemini koruyor. Başevirgen’in talebi, Manisa’nın tarımsal üretkenliğini desteklemek ve çiftçilerin haklarını korumak için acilen gereken adımların atılmasını sağlamak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.


