
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Muğla’da 19 Mart tarihinde gerçekleşen tutuklamaların ardından, protesto eden beş öğrencinin Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlarda barınma haklarının sonlandırılmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Ergun, bu durumun öğrencilerin barınma hakları ve eğitim süreçleri üzerinde ciddi bir etkisi olduğuna dikkat çekti ve kamuoyunda oluşan endişelerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Ergun, konuyla ilgili olarak Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’a yazılı bir soru önergesi sundu. Önergede, öğrencilere yönelik uygulamaların yasal dayanakları ve alınan kararların gerekçeleri sorgulandı. Ayrıca, olası hukuksuzluk durumlarında Bakanlık tarafından herhangi bir inceleme veya soruşturmanın başlatılıp başlatılmadığına dair sorular gündeme getirildi.
Önergesinde, muğla’da yaşanan olayın doğruluğu hakkında bilgi arayan Ergun, Türkiye genelinde son bir ayda KYK yurtlarından kaç öğrencinin benzer gerekçelerle çıkarıldığını sordu. Öğrencilerin anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış protesto haklarına rağmen yurtla ilişiklerinin kesilmesi konusunda hangi yasal dayanakların kullanıldığına dair cevapsız kalan sorulara dikkat çekti.
Ergun, bu soruların yanı sıra, öğrencilerin yurt ortamında huzursuzluk yarattığına dair somut bir şikâyet ya da bulgu olup olmadığını da sordu. Ek olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu süreçle ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıp başlatmadığına dair sorgulamalar yaptı.
Son olarak, önergesinde Bakanlık’ın, mağdurları olan öğrencilerin yeniden yurtlara kabulü yönünde bir çalışma yürütüp yürütmediğini de gündeme getirdi. Bu sorular, yurtlarda barınan öğrencilerin maruz kaldığı uygulamaların ne denli hukuki bir çerçeveye oturduğunun anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, bu olayların ışığında, Türkiye’de gençlerin barınma hakkının korunması ve eğitim süreçlerinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi adına gerekli adımların atılmasını talep etti. Özellikle gençlerin ifade özgürlüğü ve protesto hakları çerçevesinde, siyasi baskılara maruz kalmamaları gerektiğinin altını çizdi.
Bu süreç, KYK yurtlarında barınan öğrencilerin yalnızca barınma hakları açısından değil, aynı zamanda kişisel gelişimleri ve sosyal yaşantıları açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir. Kamuoyunun ve ilgili kurumların bu konudaki duyarlılığı, benzer olayların ileride yaşanmaması adına kritik bir rol oynayacaktır. Halkın, özellikle gençlerin yaşadığı sıkıntılar hakkında daha fazla bilgi sahibi olması ve bu konudaki haklarının savunulması gerekmektedir.


