Cantürk, 1921 yılında gerçekleştirilen ilk 23 Nisan kutlamasında gazeteci Yunus Nadi’nin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün oynadığı belirleyici rolü genç nesillere aktarıyor. Bu bayram, Türkiye tarihindeki önemli bir dönüm noktasını temsil ederken, kurtuluş mücadelesi veren halkın ilk resmi bayramı olarak tarihe geçmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan kararla 23 Nisan, millî bayram ilan edildi. Bu karar, 1919 yılında başlayan ve 1923’te sona eren Kurtuluş Savaşı’nın ardından, birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirmeyi amaçlıyordu. Bu özel günün coşkuyla kutlanabilmesi için Ankara’daki Öğretmen Okulları Mezunları Derneği, çocuklarla birlikte bir etkinlik organize etmek amacıyla harekete geçti. Ziraat Okulu’nun yanındaki alan, kutlamalara uygun bir şekilde süslendi ve kız ve erkek mekteplerinden öğrenciler davet edildi.
Ancak bu güzel niyet, dönemin valisi ve millî eğitim müdürü tarafından engellenmek istendi. Kız ve erkek öğrencilerin aynı bayram kutlamalarına katılmasına karşı çıkan bu engelleme girişimine karşı, öğretmenler Yunus Nadi’ye ulaştı ve durumu doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya iletmesini talep ettiler. Cantürk’ün aktardığına göre, Yunus Nadi’nin Meclis’te Mustafa Kemal ile gerçekleştirdiği görüşme tarihe yön veren bir gelişmeye sahne oldu.
Paşa, yalnızca öğretmenleri desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda bayram yerine geleceğini de belirtiyordu. O gün, çocuklar meydanda toplandığında, Mustafa Kemal de Ankara’da bulunan otomobillerden birini kullanarak tören alanına ulaştı. Daha da önemlisi, bu özel günde, otomobilini çocukların bayram sevinci için tahsis etmişti. Böylece çocuklar, hayatlarında ilk kez otomobil deneyimi yaşama fırsatı buldular.
Mustafa Kemal, bu özel günde yaptığı konuşmada 23 Nisan’ın “Hâkimiyeti Milliye ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanmasını istedi. Bu önerisi, daha sonra büyük bir öneme sahip olan, dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın, yani Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın temellerini attı.
Cantürk, okullarda gerçekleştirdiği söyleşilerde bu tarihi olayı öğrencilerle paylaşıyor. Onlara, bayramın yalnızca bir gelenek değil; aynı zamanda direnişin, birlikteliğin ve çocuklara duyulan güvenin simgesi olduğunu vurguluyor. Bu şekilde, genç nesillere bu özel günün kökenlerini ve anlamını aktarmayı hedefliyor.


