“`html
CHP’li Deniz Yücel, parti merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki önemli konuları ele aldı. Yücel, konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 105’inci yılını kutlayarak başladı. Yücel, “Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Hiçbir kişi, kurum ya da zümre milletin üzerinde değildir. Ancak günümüzde iktidar yetkisini kullananlar, ‘millet iradesi’ ifadesini sürekli kullanmalarına rağmen, gerçekte millet iradesini gasp etmekte ve demokrasiye darbe yapmaktan çekinmemektedirler” dedi.
Yücel, basın toplantısında şunları kaydetti: “İstanbul’un üç kez seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’na ve çalışma arkadaşlarına, asılsız suçlamalarla yapılan yargı darbesi, bu durumu gerçekleştirenlerin ne kadar korku ve panik içinde olduklarını göstermektedir. Gerçek bir yarışa girmeye cesaret edemeyenler, bu hukuksuzlukların onları kurtaracağını düşünüyorlarsa yanılıyorlar. 19 Mart’tan itibaren bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştik. AKP iktidarı, FETÖ terör örgütüyle iş birliği yaparak ve OHAL koşullarında mühürsüz zarflarla gerçekleştirdiği Anayasa değişikliğiyle meşruiyetini kaybetmiştir. Meşruiyetini kaybeden iktidarlara karşı halk direnme hakkını kullanır; bu yüzden milyonlarca vatandaşımız haksızlıklara karşı meydanlara çıkmıştır.”
Yücel, Cumartesi günü Yozgat’ta düzenlenen CHP mitingine de değinerek, “Artan üretim maliyetleri karşısında zor durumda kalan çiftçilerimizle bir araya geldik. Yozgat’taki traktör konvoyu tüm Türkiye’den duyuldu. Saray’ın Audi konvoylarına karşı Yozgat’taki traktör konvoyları ve binlerce çiftçi ile birlikte tek yumruk olduk. Bir Yozgatlı çiftçi, ‘Turpla, şalgamla devlet yönetilmez, hukuk ile adalet ile yönetilir’ dedi. Bu cümle Türkiye’nin durumunu özetliyor. Tarımda kendine yeten 7 ülkeden biri iken, şimdi ithalata mahkum olanların, çiftçiyi mağdur eden politikalarından hesap soracağız” diye konuştu.
Deniz Yücel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının üzerinden 1 ay geçtiğini hatırlatarak, “Yargılanmasında herhangi bir ilerleme yok ancak mesele rant ve talan olunca hızlı hareket ediyorlar. AKP, Kanal İstanbul projesi kapsamında Sazlıdere Barajı etrafında 24 bin konut inşaatına başladı. Bu proje ile İstanbul’un içme suyu kaynakları ciddi bir tehdit altına girecek. Bu durum, İstanbul’un içme suyu bakımından kriz yaşamasına neden olacaktır. Şu anda bile hukuksuzluk içinde, halkın içme suyuna göz dikmiş durumdalar. Ekrem İmamoğlu’nun yokluğunda İstanbul’un su kaynaklarını heba etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu ranta dayalı projelerden acilen vazgeçilmelidir” ifadelerini kullandı.
Yücel, Meclis’in kuruluş yıl dönümüne bir hafta kala, Gülizar Biçer Karaca’nın Anayasa Mahkemesi’nin bir kararını Meclis oturumunda okumak istemesiyle ilgili tartışmalara da değinerek, “Gülizar Biçer Karaca, Meclis Başkanvekili olarak Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiyle hareket etmiştir. Numan Kurtulmuş’un memuru değildir ve tahakküm kurabileceği biri konumunda değildir. Anayasa Mahkemesi kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Bu durum, Hatay halkının irade gaspının devam ettiği anlamına geliyor. Can Atalay’ın yeri Silivri cezaevi değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Artık onun ivedilikle tahliye edilmesi ve milletvekilliği faaliyetine başlaması sağlanmalıdır” dedi.
“`


