
CHP’nin Ticaret Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Necati Yağcı, son dönemde bir dizi tarımsal zorlukla karşı karşıya kalan çiftçiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle, zirai don felaketinin ardından gelen mısır ithalatındaki gümrük vergilerinin sıfırlanmasının çiftçiler için yeni bir darbe anlamına geldiğini belirtti. Yağcı, bu durumun “çiftçinin pişmiş aşına su katmak” anlamına geldiğini ifade etti.
Son yedi ay içerisinde, mısır ithalatında gümrük vergilerinin iki kez yüzde 5’e, bir kez de sıfıra indirildiğini hatırlatan Yağcı, bu süreçte 1 Ağustos 2025 tarihine kadar geçerli olacak şekilde 1 milyon tonluk mısır için tarife kontenjanı açıldığını açıkladı. Böylece, ithal mısıra getirilen gümrük vergisinin sıfırlanması çiftçilerin ekonomik durumunu daha da zorlaştırdı. Yağcı, bu adımlarla çiftçilerin piyasa şartlarına terk edildiğini ve tefecilerin insafına bırakıldığını vurguladı.
Yağcı, Türkiye’nin mısır ithalatının yüzde 93’ünün savaş halinde olan Ukrayna ve Rusya’dan yapıldığını belirterek, “yerli ve milli” sloganlarıyla bu politikaların tam tersine, yabancı çiftçilerin zenginleşmesine yol açtığını ifade etti. Türkiye’nin tarım ürünleri ithalatının 2024 yılı verilerine göre toplam 27.8 milyar dolar olduğunu ve bunun içerisinde 2.6 milyar dolarlık kısmın hayvan yemi ithalatına ayrıldığını dile getirdi.
Yağcı, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının sağlanabilmesi için mevcut uygulamaların sona ermesi ve çiftçiyi destekleyici, üretim odaklı bir tarım seferberliği politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Hükümetin mevcut tarım politikasıyla cari açığın azaltılamayacağını belirten Yağcı, “Hedefimiz Türk çiftçisini destekleyici bir tarım politikasını hayata geçirmek ve cari açığı önemli ölçüde düşürmektir” dedi.
Bu açıklamalar, Türkiye’nin tarım sektöründeki sorunların sadece birkaç örneğini ortaya koyuyor. Tarım politikalarının, çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu ve dışa bağımlılığın arttığı bir ortamda, üretim odaklı stratejilere acilen geçilmesi gerektiği yönündeki görüşler giderek daha fazla önem kazanıyor. Ekonomik istikrar ve tarımsal sürdürülebilirlik açısından, yerli üretimi teşvik eden, çiftçileri destekleyen ve dışa bağımlılığı azaltan politikaların geliştirilmesi, ülkenin tarım sektörünün geleceği için kritik bir hal alıyor.
Açıklamalarının ardından, Yağcı’nın konuşmaları tarımsal sorunların çözümü için atılması gereken adımların altını çizen bir çağrı olarak yorumlandı. Çiftçilerin zor durumlarına dikkat çekerek, bu konuda gerekli önlemlerin alınması ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yağcı, Türkiye’nin tarım geleceğini şekillendirecek projelere ve politikalara acil bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor.



