![]()
Yıllarca Türkiye’yi uluslararası turnuvalarda gururla temsil eden Havva Gül Aygünoğlu Çiçek, kick boksun öncülerinden biri olarak, eşi Ömer Çiçek ile birlikte hem kendi spor kariyerlerini sürdürüyor hem de çocuklarını dünya şampiyonasına hazırlıyor. Havva Gül Aygünoğlu, 1998 yılından itibaren uluslararası arenada kick boks alanında elde ettiği başarılarla tanınan bir sporcu. Şu an 45 yaşında olan Aygünoğlu, kariyerini antrenörlükle devam ettirerek genç yetenekler yetiştiriyor.
Eşi Ömer Çiçek ile birlikte kick boks dünyasında önemli bir yer edinen çift, üç çocuklarıyla birlikte spor hayatlarına devam ediyor. 21 yaşındaki Yusuf Eren Çiçek, 16 yaşındaki Ahmet Kerem Çiçek ve 12 yaşındaki Hatice Ceren Çiçek, hemen hemen beş yaşında kick boks ile tanıştılar ve ailenin diğer üyeleri gibi Türkiye ve Avrupa şampiyonlukları kazanma başarısı gösterdiler. Bu aile, sporculuk kariyerlerinin zirveye ulaşmasının ardından şimdi çocuklarının ringdeki başarılarını izleyerek gurur duyuyor.
Havva Gül Aygünoğlu, çocuklarıyla ringde aynı başarıyı paylaşmanın ve onlara antrenörlük yapmanın oldukça emek isteyen bir süreç olduğunu belirtiyor. “Kolay değil ama yorgunluğu da sonuçları da güzel.” diyerek, antrenörlük görevini üzerlerinden atamadıklarını ifade ediyor. Bütün aile birlikte antrenman yapıyor ve hemen hemen her gün sahada ter döküyorlar. Antrenman ve okul arasında denge kuran Çiçek, çocuklarının başarılarının artmasının hem spor hem de akademik anlamda önemli bir gelişim sağladığını vurguluyor. Çocuklar ringdeki hazırlıklarını sürdürürken, aileleri olarak onlara destek olmaktan mutluluk duyuyorlar.
Havva Gül Aygünoğlu, çocuklarının dünya kupasına hazırlığına dair, “Hedefimiz dünya şampiyonluğu.” derken, aynı zamanda ailelerin sporculara olan desteklerinin önemine dikkat çekiyor. Çocuklar ringde mücadele ederken, ebeveynin yaşayacağı heyecanın çok farklı olduğunu dile getiriyor. Annesinin ve babasının koçluk yapmasının yanı sıra ailevi dinamikleri de nasıl etkilediğini anlatıyor. “Ben maça çıktığımda çok heyecanlanmıyorum ama çocuklarım için bu duygular bambaşka.” şeklinde konuşarak kendi gençliğini görmekten duyduğu gururu aktarıyor.
Eşi Ömer Çiçek de çocuklar için antrenör olmanın yanı sıra onların başarısına şahitlik etmenin çok keyifli olduğunu belirtiyor. Çocuklarının maçları öncesi yaşadığı heyecanı şöyle ifade ediyor: “Ayaklarım titriyor.” Çocuklarının Avrupa şampiyonluğu gibi başarıları onu çok duygulandırdığını da ekleyerek, onların gelecekteki turnuvalarını hedefliyor. Her aile bireyinin bu sporda yer alması ve birlikte vakit geçirmenin getirdiği avantajlar üzerine açıklamalar yapıyor.
Hatice Ceren Çiçek, annesini tribünden izlemekten ve onu örnek almak için ringde yer almak istediğini belirtiyor. “Annemin ringlerdeyken ben de bu sporu yapacağım diyordum.” diyerek, ailedeki sporun önemine değiniyor. O da anne babasının antrenörlüğünde kendini geliştirmeye çalışarak, hedeflerinin milli sporcu olmak olduğunu belirtiyor. Kardeşleriyle olan antrenman süreçlerinden zevk aldığını ifade eden Hatice, bazen en büyük zorluklarının onlardan geldiğini, ama bu durumun kendini geliştirmesine yardımcı olduğunun altını çiziyor.
Ahmet Kerem Çiçek, annesi ve babasının antrenörlüğü sayesinde kendini şanslı hissettiğini belirtiyor. “Turnuvaya hazırlanıyoruz ve hedefim dünya şampiyonluğu.” diyerek, buna yönelik hedeflerini dile getiriyor. Doğal olarak, çocukların antrenmanları bazen zorlayıcı olsa da, onlarla birlikte çalışmanın keyfini yaşıyorlar.
Yusuf Eren Çiçek ise babasıyla antrenman yapmanın daha kolay olduğunu, annesiyle çalışırken ise daha fazla zorlandığını ifade ediyor. Kick boksun sert bir spor olduğunu düşünse de, güvenli bir ortamda olduklarından hiçbir sıkıntı hissetmediklerini belirtiyor.
Bu aile, spor hayatlarını bir arada sürdürerek, hem profesyonel hem de kişisel başarılarına devam etmekte kararlılar. Ringde ve spor salonunda ter dökerken, birbirlerine olan destekleriyle zafer için hep birlikte mücadele etmektedirler.



